1. abakelimeis.eT.Abla; büyük kız kardeş; .
  2. kelimesf.eT.(Kişi, hayvan için) yemek ihtiyacı içinde bulunan; acıkmış. (a:ç) .
  3. açıkelimesf.eT.Acı; acı olan; ekşi.
  4. adkelimeis.eT.Bir varlığı cins veya özel olarak diğer varlıklardan ayırt etmeye yarayan kelime; isim.
  5. akkelimesf.eT.Gün ışığının bütün renklerini yansıtan; süt renginde olan; beyaz.
  6. alkelimesf.eT.Alev rengi parlak kırmızı.
  7. alakelimesf.eT.Yer yer siyah, yer yer de beyaz kısımları bulunan renk; siyahlı beyazlı.
  8. alçakkelimesf.eT.Yüksek olmayan; yerden yüksekliği az olan; aşağıda olan.
  9. aldamakkelimef.eT.Aldatmak; bir kimseyi kandırmak; oyun etmek; yanıltmak.
  10. alkışkelimeis.eT.Takdis; kutsama; övme; tebrik; kutsama; hayır dua. 2. Birisi için açıkça iyilik dileme; hayır dua.
  11. amaçkelimeis.eT.Atıcılıkta nişan alınan yer; hedef tahtası; nişan yeri; hedef.
  12. anaçkelimeis.eT.Yavru verecek çağa gelmiş hayvan.
  13. andkelimeis.eT.Ant; yemin; ahit; söz verme.
  14. andagkelimezf.eT.Böylece; bu suretle; böyle; o kadar.
  15. angıtkelimeis.eT.Kanatları kiremit renginde, ördeğe benzer bir tür kuş; angut.
  16. arakelimeis.eT.İki yeri veya nesneyi birbirinden ayıran uzaklık; açıklık; mesafe; boşluk; aralık. [Yüknekî]
  17. arışkelimeis.eT.Dokuma tezgâhında uzunlamasına gerilmiş olan ipler; eriş; çözgü.
  18. kelimeis.eT.Pişirilerek hazırlanan yiyecek; yemek; gıda; katık; yiyecek;yenecek şey; çorba. [Yüknekî]
  19. aşmakkelimef.eT.Yüksekte bulunan bir engelin üzerinden öbür tarafa geçmek; bir şeyin üstünden geçmek.
  20. atakelimeis.eT.Baba. [Yüknekî]
  21. atamakkelimef.eT.Kendi adına hareket etmek üzere birisini bir işte görevlendirmek; tevkil kılmak.
  22. atışmakkelimef.eT.Karşılıklı olarak birbirine hoş olmayan sözler söylemek; söz dalaşı etmek.
  23. atlıkelimeis.eT.Ata binmiş kişi; binici; süvari; sipahi.
  24. aykelimeünl.eT.Beklenmedik bir durum karşısında beliren şaşkınlık, ürküntü ve korkuyu ifade eder.
  25. ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
  26. ayrıkkelimesf.eT.Birbirinden ayrı duran.
  27. ayrukkelimee.eT.Başka; ayrı; diğer; gayri; maada.
  28. azkelimesf.eT.Ölçü ve derece bakımından yetersiz; çok olmayan; biraz. [Yüknekî]
  29. azıglıgkelimesf.eT.Azılı; korkunç; azı dişi belirmiş olan.
  30. azılmakkelimef.eT.Yanılmak. [Yüknekî]
  31. bakanakkelimeis.eT.Geviş getiren hayvanların tırnakları; çatal tırnaklı hayvanlarda iki tırnaktan her biri ve iki tırnak arası; .
  32. bakınmakkelimef.eT.Gözleriyle çevresine bakıp araştırmak; . [Yüknekî]
  33. bakmakkelimef.eT.Bakışı veya gözleri bir şeye çevirmek; . [Yüknekî]
  34. balakelimeis.eT.Kuş yavrusu; palaz; yavru; .
  35. baldırkelimesf.eT.Çağı başında yapılan; dönem başında olan.
  36. baldırkelimeis.eT.Bacağın diz kapağı ile ayak bileği arasında kalan kısım; incik.
  37. balıkkelimeis.eT.Omurgalılardan tatlı ve tuzlu sularda yaşayan, genellikle solungaçlarıyla suyun içinde erimiş halde bulunan havayı emmek suretiyle solunum yapan,…
  38. balıkçınkelimeis.eT.Perde ayaklılardan uzunca gagalı ve uzun çatal kuyruklu, deniz kıyılarında yaşayan, balıkla beslenen bir kuş türü; deniz kırlangıcı; sumru, (Sterna…
  39. barkkelimeis.eT.Barınak; ev bark; konut; ev; bina; mesken.
  40. baykelimesf.eT.Zengin; varlıklı; ağa.
  41. bayıkkelimesf.eT.(Söz için) doğru; gerçek.
  42. bayrakkelimeis.eT.Bir milletin kendine sembol olarak seçtiği işaret ve renklerden meydana gelmiş, bir gönderin ucuna takılı, toplumun birleşme sembolü olarak…
  43. beklemekkelimef.eT.Sabit kılmak; hareketsiz bırakmak; tespit etmek.
  44. beklenmekkelimef.eT.Biri tarafından beklenir durumda bulunmak.
  45. bekleşmekkelimef.eT.Antlaşma yapmak; ahitleşmek.
  46. bekletmekkelimef.eT.Bağlatmak; hapsettirmek.
  47. belkelimeis.eT.Kol ve bacakların birleştiği yer; bel.
  48. belikkelimeis.eT.Fitil; kandil fitili.
  49. benkelimezm.eT.Teklik birinci kişi zamiri. .
  50. berkkelimesf.eT.Sağlam. (1935) [Yüknekî]