500+ madde
- yıkelimeis.Ağaç.
- kılmakkelimeyard. f.Yapmak; etmek; eylemek; işlemek; icra etmek; [Yüknekî]
- içikelimeis.Yaşça büyük olan erkek kardeş; ağabey.
- yağıkelimeis.Düşman.
- işikelimeis.Kadın; hanım; zevce; eş; hatun.
- yerekelimeis.Yöre; çevre.
- devekelimeis.eT.Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında hörgücü bulunan, iri yapılı bir yük hayvanı, (Camelus).
- uzunkelimesf.Uzunluk sahibi; boylu.
- kalkmakkelimef.eT.Yükselmek; sıçramak; şaha kalkmak; doğrulmak; dik duruma gelmek.
- virmekkelimef.Vermek.
- uğramakkelimef.eT.Bir şeyi kast ve niyet etmek; tasarlamak; planlamak; niyetlenmek; arzulamak.
- bolmakkelimeyard. f.Olmak. [Yüknekî]
- yükkelimeis.Ağırlık.
- sakızkelimeis.Elbiseye bulaşan yapışkan şeyler.
- yelikelimeis.Atın yelesi.
- kolukelimeis.Zaman ölçüsü olarak on saniye kadarlık birim.
- işinkelimeis.Saç örgüsü.
- suvkelimeis.Su.
- sanmakkelimef.Bir şeyin olma veya olmama ihtimali varken olabileceğine daha çok inanmak; zannetmek.
- izikelimeÖbür yıl; gelecek yıldan sonraki yıl.
- toğrukelimesf.Yalan ve yanlış olmayan; gerçek; doğru.
- yimekkelimef.Yemek.
- yakutkelimeis.Ar.Billurlaşmış alümin türünden meydana gelen pembeden koyu kırmızıya kadar değişik renklerde saydam ve değerli taş.
- derdkelimeis.Far.bknz. dert
- ötekelimeis.Geçerek.
- tuzukelimeis.Moğ.Fayda; semere; kazanç.
- yanakelimezf.Geri dönme bildirir.
- getürmekkelimef.Getirmek.
- gükelimee.bknz. gu
- bilmemekkelimef.Bilmemek.
- ilerükelimezf.Önce; önde; ileri; evvel; mukaddem.
- irtekelimezf.Erte; yarın; gelecek.
- kıçıkelimeis.Hardal.
- uluğkelimesf.Büyük; seçkin; ulu; çok büyük.
- bitigkelimeis.Yazma; yazı; harf.
- açığkelimesf.Acı.
- adınkelimesf.Başka; diğer; ayrı. [Yüknekî]
- yoncakelimeis.eT.Baklagillerden, yaprakları üç parçacıktan oluşan, kazık köklü, çiçekleri menekşe renginde ve küçük kömeç biçiminde toplu, proteince zengin olduğu…
- yarasıkelimesf.(Kişi için) itaatli; uysal.
- alpkelimesf.Yiğit; cesur; alp; kahraman; bahadır; enerjik.
- gerükelimezf.... -ye doğru.
- kentkelimeis.Soğd.Tarımsal etkinliklerin olmadığı, halkın çoğunluğunun sanayi, ticaret ve yönetim işlerinde çalıştığı büyük yerleşim birimi; şehir; kasaba.
- parekelimeis.Far.Parça; kısım.
- pencekelimeis.Far.Pençe.
- yarağkelimeis.Fayda; yarar.
- birinkelimesf.Birer; teker.
- birmekkelimef.Vermek. [Yüknekî]
- aşağakelimezf.Aşağı. [Yüknekî]
- hatunkelimeHakan eşlerine veya yüksek seviyeli görevlilerin eşlerine verilen unvan; hakan eşi; kraliçe.
- yaratmakkelimef.(Tanrı için) yoktan var etmek; kendinden uydurmak; vücuda getirmek; oranlayıp yapmak; gereken duruma getirmek; tanzim etmek; düzene koymak;…