işi
kelimeis.(işi:)Köken
éş (eş) > éş-ī / iş-ī
Anlamlar
- 1
Kadın; hanım; zevce; eş; hatun.
[ETY][EUTS][KB]
- 2
Prenses; tanınmış yüksek tabakaya mensup kadın; soylu kadın
[EUTS]
Bu sözcükle kurulan deyimler93
- (...in burada) işi ne?
- (...in) işine bak!
- (birine) işi düşmek
- Acem işi
- alçı işi
- Allah’ın işine bak
- Allah’ın işine karışılmaz.
- Antep işi
- Arap işi
- ayak işi
- baht işi
- bezir işi mürekkep
- Çin işi Japon işi
- çocuk işi
- daban işi
- dost işi
- el işi
- el işi kâğıdı
- elinin hamuruyla erkek işine karışmak
- ev işi
- gece işi
- gece işi kör işi
- gümüş işi
- hamur işi
- hamur işine karışmak
- hesap işi
- horoz oğlu işi
- işi aksi gitmek
- işi alaya almak
- işi Allah'a kalmak
- işi altın
- işi anlamak
- işi azıtmak
- işi bağlanmak
- işi başa iltmek
- işi başına iltmek
- işi başından aşmak
- işi bir duruma dökmek (vurmak)
- işi bitmek
- işi bozulmak
- işi ciddiye almak
- işi dönmek
- işi duman olmak
- işi durdurmak
- işi gücü yok
- işi iş olmak
- işi olmak
- işi oluruna bırakmak
- işi pişirmek
- işi rast gitmek
- işi resmiyete dökmek
- işi sağ etmek
- işi sağ eylemek
- işi sağlama almak
- işi sağlamak
- işi savsaklamak
- işi tatlıya bağlamak
- işi temizlemek
- işi tıkırında (gitmek) olmak
- işi üç nalla bir ata kalmak
- işi uz olmak
- işi uzatmak
- işi var
- işi yokuşa sürmek
- işi yolunda olmak
- işi yüzüne gözüne bulaştırmak
- işine gelmek
- işine göre
- işine gücüne bakmak
- işine son vermek
- işinin eri
- kalem işi
- kalem işi yazma
- kavaf işi
- kılaptan işi
- mancınık işi
- Maraş işi
- Musul işi
- orta işi
- piyasa işi
- sağ işi sol olmak
- sap işi
- sepet işi
- Şeytanın işi yok!
- sini işi
- şıpın işi
- sol işi sağ olmak
- tarak işi
- tığ işi
- tül işi
- Türk işi
- usta işi
- zincir işi