- a'razkelimeis.Ar.Arazlar.
- akarcakelimeis.Akarsu.
- arpacıkkelimeis.Göz kapağının kenarında beliren iltihaplı çıban; it dirseği.
- aşıkelimeis.eT.tarım. Daha iyi ürün veren cins elde etmek için anaç adı verilen meyve ağacı gövdesine kaynaştırılan canlı bir ağaçtan alınmış filiz, yaprak veya…
- basırıkkelimeis.Vücudun hareketsiz bölgelerindeki kılcal damarlarda kan birikmesi sonucu oluşan ağrılı yanma.
- batakkelimeis.Üzerine basıldığı zaman çöken çamurlaşmış toprak.
- belirtikelimeis.Bir olayın veya bir durumun bilinmesine, tanınmasına, anlaşılmasına yardım eden şey; alamet; nişan; nişane, (1944).
- bulgukelimeis.Var olmasına rağmen henüz bilinmeyen bir şeyi bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey; keşif; icat; , (1942).
- büzmecekelimeis.Sinirin çekilip büzülmesi.
- çekmenkelimeis.Bazı hayvanların katı cisimlere tutunmak veya yakalamak için kullandıkları organ.
- çıkıkkelimesf.Normal hizasında olmayıp dışarı doğru taşkınlık yapan; çıkıntılı.
- çiçekkelimeis.Süzgeçten geçen bir virüsün neden olduğu, yüksek ateş, titreme, kusma ve bütün vücutta irinli kabarcıklar ve bunların döküntüleri şeklinde kendini…
- çocuklukkelimeis.Bebeklikten ergenlik yaşına kadar geçen dönem.
- çuhkelimeis.Uçuk.
- çullamakelimeis.Kızıl hastalığı.
- damlalıkkelimeis.Sıvıyı damla hâlinde akıtmak için özel olarak yapılmış bir ucu kauçuk başlıklı, diğer ucu sivri cam veya metal gereç.
- dolamakelimeis.eT.Bir şeyi başka bir şeyin etrafına çevirerek sarma eylemi.
- doldurmakkelimef.eT.Dolgunlaştırmak.
- dorukkelimeis.Dağ, tepe gibi yeryüzü yükseltilerinin en yüksek ucu; tepe; zirve; uç.
- düşükkelimesf.eT.Düşme eylemine uğramış olan; düşmüş olan.
- erkkelimeis.Ar.Uykusuzluk hastalığı.
- ezikkelimesf.eT.Ezilmiş.
- gezginkelimeis.Çok gezi yapan kimse; seyyah.
- gözcükelimeis.Gözleme görevini yapan kimse.
- ısırgıkelimeis.Streptokokların sebep olduğu akut bir deri hastalığı; yılancık hastalığı.
- inginkelimeis.Solunum ve sindirim organlarının içini örten ince zarın iltihaplanması sonucu sıvı salması; dumağı; nezle; nevazil; zükâm.
- inmekelimeis.İnmek eylemi.
- kabukkelimeis.Bitkilerin gövde ve dallarının dış yüzeyini kaplayan, genişleme ve kalınlaşmaya uygun kısmı.
- kansızkelimesf.Kanı olmayan.
- karamukkelimeis.bknz. karamık (Berberis vulgaris, B. crataegina)
- kazımakkelimef.Kazmak; eşmek; deşmek. [Yüknekî]
- kızılkelimesf.Çok kırmızı olan; parlak kırmızı olan; kızıl renk.
- kızılcıkkelimeis.Kızamık hastalığı.
- kızıllıkkelimeis.Kızıl olma durumu.
- kiplikkelimeis.Önermelerin, yalın, belkili veya mecburî olma niteliklerinden her biri.
- kökkelimeis.eT.Asıl; kaynak; temel. [Yüknekî]
- nazlakelimeis.Ar.Felç; inme.
- neksekelimeis.Romatizma ağrısı; yel.
- nemkelimeis.İrin.
- oynatmakelimeis.Küçük çocuklarda görülen havale.
- parçakelimeis.Far.Bir bütünden alınan, bölünen, ayrı sayılan veya arta kalan kısım; bölüntü.
- saplıcankelimeis.Ar.Zatülcenp; zatürrie.
- sıracakelimeis.Müzmin ve akıntılı bir lenf düğümü şişkinliğiyle beliren deri ve mukoza tüberkülozu.
- sıyırmakkelimef.Hızlı sürtünmek suretiyle bir şeyin üzerinden küçük bir parça koparmak.
- sızıntıkelimeis.Bir yerden sızma suretiyle akan sıvı; sızıp akan şey.
- sızmakelimeis.Sızmak işi.
- sifonkelimeis.Yun.Bir kaptaki sıvıyı başka bir kaba aktarmaya yarayan farklı boyda iki kolu olan bükülgen boru.
- silgikelimeis.Kurşun kalem, mürekkepli kalem, daktilo vb. araçlarla yazılmış yazıları silmeye yarayan kauçuktan yapılma araç.
- söggünlükkelimeis.Baharda buzların çözülmesi.
- sukelimeis.eT.Kimyasal olarak bir oksijen, iki hidrojen atomundan meydana gelmiş, 0 sıcaklığında sıvı hâlde bulunan, tatsız, kokusuz, renksiz madde.