- ağızkelimeis.eT.Vücudun baş kısmının ön alt tarafında bulunan sindirim sisteminin başlangıcı, tat alma, nefes alıp verme ve konuşma gibi fonksiyonları yerine getiren…
- bağlantıkelimeis.Bağlanma hâli.
- bozlakkelimeis.Orta ve Güney Anadolu’da söylenen bir tür uzun hava makamı.
- bölümkelimeis.Bölünen bir bütünün parçalarından her biri.
- çanakkelimeis.Kilden yapılma yayvan ve küçük kap.
- çemberkelimeis.Far.Bir merkeze aynı uzaklıkta bulunan noktaların meydana getirdiği kapalı eğri; daire; halka.
- çengelkelimeis.Far.Üzerine bir şey asmaya veya bir şeyi bir yere tutturmaya yarayan ucu eğri kanca.
- çığırtmakelimeis.Bağırıp çağırma işini yaptırmak işi.
- çöörkelimeis.Çöğür.
- çükürkelimeis.Çöğür.
- dağarkelimeis.eT.Deriden yapılmış torba; büyük dağarcık.
- değişmekelimeis.Değişikliğe uğrama; değişmek eylemi.
- demkelimeis.Far.Soluk; nefes.
- dilkelimeis.eT.Ağız boşluğunda yer alan, arka kısmıyla ağız tabanına bağlanan, tat almağa, yutkunmaya ve konuşmaya yarar, çizgili kaslardan meydana gelmiş, uzun,…
- dilcikkelimeis.Küçük dil.
- dizikelimeis.eT.Bir ipliğe veya tele sıralanmış nesnelerin meydana getirdiği bütün.
- durakkelimeis.Durma; dinlenme; çalışmaya ara verme.
- dümbekkelimeis.Testi biçiminde bir toprak kap üzerine deri geçirilmek suretiyle yapılan bir usul çalgısı; dümbelek.
- dümbelekkelimeis.Kâse biçiminde ağzı deri kaplı bir usul çalgısı.
- düzenkelimeis.Bir bütünü meydana getiren birçok öge arasında zaman, yer, mantık, güzellik, ahlâk vb. açılardan kurulmuş uyumlu bağlantı; düzgünlük.
- eşikkelimeis.eT.Bir kapı boşluğunun alt kısmına, taban eşilmek suretiyle yerleştirilmiş taş veya ahşap kiriş.
- fasılkelimeis.Ar.Bölüm; ayırım; kısım; devre.
- felekkelimeis.Ar.Gökyüzü; sema; göğün katları.
- harekkelimeis.Yun.Telli müzik aletlerinde üzerinden tellerin geçirilmesine yarayan köprücük; eşik.
- horasankelimeis.Far.Elenmiş tuğla veya kiremit tozuna kireç, su ve yumurta akı karıştırılarak yapılan bir sıva harcı.
- indirmekelimeis.Birinin veya bir şeyin yukarıdan aşağıya inmesini sağlama eylemi.
- kaşkelimeis.eT.Göz çukuru üzerinde bir yay gibi uzanan, üzeri kıllarla kaplı çıkıntı. [Yüknekî]
- kavalkelimeis.Çoğunlukla kamıştan yapılan, çobanların çaldığı, perdeli, yumuşak sesli, büyük bir düdük.
- kayabaşıkelimeis.Türk halk şiirinde anlam bakımından basit, dil yönünden ilkel bir tür koşma.
- kaydakelimeis.Ar.Müzik; ahenk; beste.
- köprükelimeis.Akarsu, dere gibi bir engel ile ayrılmış iki nokta arasında bağlantı kuran veya bir araç trafiği akışını başka bir araç trafiği akışı tarafından…
- mandalkelimeis.Yun.Kapı veya pencere kanadı, dolap kapağı gibi parçaları sabit tutmaya veya kapatmaya yarayan tahtadan veya madenden yapılmış parça.
- mayakelimeis.Türk halk müziğinden, sözleri doğaçlama olmakla birlikte ezgisi kalıplaşmış, kıtalarını ritmik bir nakaratın izlediği bir tür halk türküsü; uzun hava.
- nakışkelimeis.Ar.Resim; suret.
- oturtmakelimeis.Oturtmak eylemi.
- oyakelimeis.İğne, çatallı iğne, tığ gibi araçlarla ince iplikten örülen ve çoğunlukla kenar süsü olarak mendil, yemeni, çevre gibi eşyalarda kullanılan bir tür…
- parçakelimeis.Far.Bir bütünden alınan, bölünen, ayrı sayılan veya arta kalan kısım; bölüntü.
- santurkelimeis.Yun.Tokmakla çalınır, kanuna benzer telli çalgı.
- seyirkelimeis.Ar.Yürüme; yürüyüş; gidiş.
- sipsikelimeis.Düdük; boru.
- şakşakkelimeis.İki parçası birbirine çarpan ve hafifçe vurulduğundan çok gürültülü bir şaklama sesi çıkaran bir tür maşa.
- tarkelimeis.Far.Biri bam teli olmak üzere beş telli, mızrapla çalınan bir Türk halk müziği çalgısı.
- tezenekelimeis.Far.Telli çalgıları seslendirmekte kullanılan, çoğunlukla kiraz ağacı kabuğundan yapılma mızrap.
- topukkelimeis.eT.İnsan ayağının toparlakça olan alt arka bölümü.
- tulumkelimeis.eT.Bütün olarak yüzülüp çıkarılmış, kuyruk ve ayakları dikilerek torba haline getirilmiş koyun ya da keçi derisi.
- yatağankelimeis.Moğ.Eskiden kara ve deniz askerlerinin kullandığı ve taşırken bellerindeki kuşağa yatay olarak yerleştirdikleri, ucu sivri ve hafifçe eğri, kısa tabanlı,…
- yaykelimeis.eT.Ok atmakta kullanılan iki ucu arasına kiriş gerilerek eğriltilmiş ağaç ya da metal silah; ok fırlatma aracı.
- yellemekelimeis.Yellemek eylemi.
- yoğunlukkelimeis.Yoğun olma durumu.
- zengelkelimeis.Far.Çan.