- borçlukelimesf.Borcu olan; borç almış, borca girmiş bulunan.
- cerhkelimeis.Ar.Yaralama.
- definekelimeis.Ar.Tesadüfen veya aramak suretiyle bulunan eski ve değerli eşyalar topluluğu.
- formalitekelimeis.Fr.Bazı belgelerin düzenlemesi sırasında uyulması gereken kurallar; biçimler; şekiller.
- gecekelimeis.eT.Güneşin batışından doğuşuna kadar geçen süre.
- güçkelimeis.eT.Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya böyle bir etkiye dayanabilme yeteneği; kuvvet; erk; hayat enerjisi; kudret.
- iktidarkelimeis.Ar.Bir işi yapabilme gücü; erk; kudret; kuvvet.
- imzakelimeis.Bir yazının bir kimse tarafından yazıldığını veya bir sözleşme, antlaşma metninde belirtilen hususların kabul edildiğini belirtmek üzere, söz konusu…
- kârkelimeis.Far.Uğraşılan şey; meşguliyet; iş güç; iş; çalışma; hareket; eylem.
- kökkelimeis.eT.Asıl; kaynak; temel. [Yüknekî]
- kölekelimeis.Kayıtsız şartsız bir kimsenin buyruğu altında olan kimse; her türlü bağımsız davranma ve medenî haktan yoksun bırakılmış, özgürlüğü olmayan kişi;…
- korsankelimeis.Lat.Kendi ulusunun veya başka ulusların gemilerine saldıran deniz haydudu.
- kuvvetkelimeis.Ar.Bedensel güç; takat.
- mecliskelimeis.Ar.Bir konu üzerinde görüşüp tartışmak ve kararlar almak üzere ilgili kimselerle yapılan toplantı; şura.
- mecrakelimeis.Ar.Su yolu; suyun aktığı yatak.
- muhakemekelimeis.Ar.Bir sonuca ulaşmak amacıyla mantıksal ilke ve bağlara göre düşünme; bir konuyu zihinde iyice düşünüp inceleyerek karar verme; akıl yürütme; usa vurma.
- muhatabakelimeis.Ar.Karşılıklı konuşma.
- muhkemkelimesf.Ar.Kesin; açık seçik belli olan.
- nafizkelimesf.Ar.Bir şeyin bir yanından girip öbür tarafından çıkan; delip geçen; delen.
- namus davasıdeyimNamusuna dokunulan kişinin yargıda açtığı dava.
- ölümkelimeis.(İnsan, hayvan ve bitki gibi canlı bireyler ile doku ve hücreler için) hayatın, canlılığın tam ve kesin olarak sona ermesi; yaşama özgü niteliklerin…
- organkelimeis.Yun.Canlı bir varlığın vücudunun, özel işlevi ve sınırları belli olan kısmı; üye; örgen; uzuv.
- rakîkkelimesf.Ar.Narin; nazik; ince; dokunaklı; hassas.
- sabıkakelimeis.Ar.Geçmiş şey; geçmişte olan olay; geçmişe ait olay.
- semerekelimeis.Ar.Meyve; yemiş.
- sigortalıkelimesf.Sigorta edilmiş olan.
- sigortasızkelimesf.Sigorta edilmemiş olan; sosyal güvenliği sağlanmamış olan.
- tanıkkelimeis.eT.Bir olayı gören ve bilen kimse; şahit.
- tarafkelimeis.Ar.Cisimlerin alt, üst, sağ, sol, ön, arka olarak adlandırılan yönlerinden her biri.
- tasfiyekelimeis.Ar.Saf duruma getirme; arıtma; ayıklama; temizleme; saflaştırma.
- taşlamakkelimef.Üzerine taş atmak; taş fırlatmak; arkasından taş atmak; taş ile kovalamak; taşa tutmak. .
- taşlatmakkelimef.Taşlamak işini yaptırmak; üzerine taş attırmak; recmetmek; üzerine ya da arkasından taş attırmak; taş ile kovalatmak; taşa tutturmak.
- usulkelimeis.Ar.Bir amaca ulaşmak için güdülen yol; tutulan yol; izlenen yöntem.
- vadekelimeis.Ar.Söz verme.
- yoklukkelimeis.Yok olma durumu; bulunmama hâli; adem; gaybubet; fıkdan.