taraf
kelimeis.Köken
Ar.ṭaraf
طرف
Anlamlar
- 1
Cisimlerin alt, üst, sağ, sol, ön, arka olarak adlandırılan yönlerinden her biri.
- 2
Bir nesnenin bir yüzüne, bölümüne karşıt düşen yüz veya bölümü.
- 3
Bir bütünün ayrılan ya da ayrı düşünülen bölümü, parçası; bir şeyin belli bir bölümü.
- 4
Doğrultu; yön; yan.
- 5
Başka yönlere göre ele alınmış yöre; yön; yan.
- 6
Bedenin iki tarafından her birisi; yan.
- 7
Bir şeyin değerlendirmeye tutulan, ele alınan görüş açısı.
- 8
mecaz.Bir kimsenin iyi veya kötü gibi değerlendirilebilen soyut ya da somut görünümü; kişileri, nesneleri düşündüğümüz veya yargıladığımız görüş açısı veya görünüş; yan; yön.
- 9
Bir kimsenin anne veya baba olarak ele alınan soy bütünlüğü; akrabaların tümü.
- 10
Bir tartışma, çatışma ya da pazarlık içinde bulunan gruplardan her biri; istekleri ve düşünceleri karşıt olan iki kişiden ya da topluluktan her biri.
- 11
huk.Bir sözleşmeyi yapan kişilerden her biri.
- 12
Bir davada davacı ve davalı olan kişilerin her biri.
Bu sözcükle kurulan deyimler32
- (birinden) tarafa çıkmak
- (birinden) tarafa olmak
- alt tarafı
- alt tarafı kiraz bahçesi
- baş taraf
- biniden taraf
- bir tarafa bırakmak
- bir tarafa koymak (bırakmak)
- çevre taraf
- davanın tarafları
- dört bir tarafı
- dört taraftan
- elle tutulacak tarafı kalmamak
- evi tarafı
- hasım taraf
- iki taraf olmak
- karşı taraf
- kız tarafı
- sac ekmeği gibi iki tarafa da dönmek
- taraf çıkmak
- taraf ehliyeti
- taraf gözetmek
- taraf iltizam etmek
- taraf olmak
- taraf taraf
- taraf tutmak
- taraf-ı ālinizce
- taraf-ı hilāf
- taraf-ı sāfil
- taraf-ı samileri
- üst tarafı
- yaka bir tarafta paça bir tarafta