1. kapıkelimeis.eT.Bir bina, çadır, araç vb. içi ile dışarısını ayıran, açılıp kapanma düzeneği olan beden boşluğu.
  2. görmekkelimef.eT.Göz aracılığı ve ışık yardımıyla nesneleri algılamak.
  3. ortakelimesf.Ara; beyn.
  4. büyükkelimesf.eT.(Nesneler için) boyutları diğerlerinden daha uzun olan.
  5. takımkelimeis.Herhangi bir iş ya da işletmede belirli amaçla kullanılan, bir faaliyette gerekli olan nesnelerin, araçların, aygıtların tümü; ekipman.
  6. duvarkelimeis.Far.Bir yapının dış yanları.
  7. köşekelimeis.Far.İki çizgi veya düzlemin kesiştiği nokta.
  8. kazıkkelimeis.Yere veya bir yere çakmak, saplamak amacıyla ucu sivriltilmiş odun parçası.
  9. halkakelimeis.Ar.Ortası boş daire biçiminde herhangi bir şey.
  10. sepetkelimeis.Far.Saz, kamış, ince dal vb. şeylerden örmek suretiyle yapılmış, genellikle yiyecek ve eşya taşımakta kullanılan saplı veya sapsız gereç.
  11. indirmekkelimef.Birinin veya bir şeyin yüksekten veya yukarıdan aşağıya inmesini sağlamak.
  12. köprükelimeis.Akarsu, dere gibi bir engel ile ayrılmış iki nokta arasında bağlantı kuran veya bir araç trafiği akışını başka bir araç trafiği akışı tarafından…
  13. merdivenkelimeis.Far.Yüksekte bulunan bir yere çıkmaya veya aşağıya inmeye yarayan basamaklar dizisi.
  14. serviskelimeis.Fr.Yemek yenirken sofraya bir seferde getirilen yemeklerin tümü.
  15. ilerikelimeis.Bir şeye göre daha önde bulunma durumu.
  16. yürüyüşkelimeis.Yürümek eylemi.
  17. savunmakelimeis.Savunmak eylemi.
  18. atlamakelimeis.Atlamak işi.
  19. kapanmakkelimef.(Açık bir şey için) kapalı duruma gelmek; örtünmek.
  20. sırıkkelimeis.eT.Kesilmiş uzun, düzgün ve ince ağaç gövdesi.
  21. kepçekelimeis.Far.Sulu yemekleri karıştırmak ve dağıtmakta kullanılan, uzun saplı, büyük ve derin kaşık.
  22. minderkelimeis.İçi pamuk, keten, elyaf vb. yumuşak bir madde ile doldurularak yapılmış ve üzerine oturmaya, yaslanmaya yarayan çeşitli boyutlarda yapılmış şilte.
  23. oyuncukelimeis.Herhangi bir oyunda oynayan kimse; oyuna katılan kimse; oynamakta olan kişilerden her biri.
  24. köstekkelimeis.Hayvanın kaçmasını önlemek için iki ayağını uzun adım atamayacak biçimde bağlayan ip.
  25. paralelkelimesf.Lat.(Doğrular ve düzlem için) birbirini kesmeden, birbirine kavuşmadan sonsuza kadar uzayıp giden; koşut; muvazi.
  26. vuruşkelimeis.Vurmak eylemi ve biçimi.
  27. çaprazkelimesf.Far.Çarpı işareti şeklinde birbiri üstünden geçen veya birbirini kesen.
  28. bilezikkelimeis.Süs için bileğe takılan değerli madenlerden yapılmış halka.
  29. dönüşkelimeis.Dönme eylemi veya biçimi.
  30. duruşkelimeis.Durma eylemi veya biçimi.
  31. geçmekelimeis.Bir yerden başka bir yere gitme eylemi veya durumu; mürur.
  32. güreşkelimeis.eT.İki sporcunun birbirinin sırtını yere getirmek için yaptıkları spor oyunu.
  33. hücumkelimeis.Ar.Bir kimseye veya topluluğa düşmanca saldırma; saldırı.
  34. müdafaakelimeis.Ar.Kendisine yönelen bir saldırıya karşı koyma, direnme; korunma; savunma.
  35. boyundurukkelimeis.Çift süren veya araba çeken öküzlerin, birlikte çekmelerini sağlamak amacıyla iki ucu öküzlerin boynuna, ortası da saban veya kağnıya bağlanan uzun…
  36. inişkelimeis.İnme eylemi veya biçimi.
  37. destekelimeis.Far.Bir avuç dolusu.
  38. diskkelimeis.Yun.Yuvarlak ve yassı nesne; teker; tekercik.
  39. ikilemekelimeis.Bir varlığın sayısını ikiye çıkarma veya eylemi iki defa yapma durumu.
  40. seçmekkelimef.Ayırmak.
  41. sıçramakelimeis.Sıçramak eylemi veya durum.
  42. silkmekelimeis.Silkmek eylemi.
  43. mücadelekelimeis.Ar.İki ve daha çok kişi veya grup arasında tarafların karşısındakine kendi isteklerini, davasının üstünlüğünü vb. kabul ettirmek için yaptıkları ve…
  44. salıncakkelimeis.İki ucundan iki iple yüksek bir yere bağlanılarak sallanılan eğlence aracı.
  45. budamakkelimef.eT.Bir şeyin ucunu kesmek.
  46. atıcıkelimeis.İyi silah kullanan ve attığını vuran kişi; nişancı; vurucu; kemankeş.
  47. kırıcıkelimesf.Kırmak eylemini yapan; kıran.
  48. mızrakkelimeis.Ar.Eskiden kullanılan uzun saplı ve sivri uçlu silah; kargı.
  49. startkelimeis.İng.Çıkış.
  50. muhtelitkelimesf.Ar.Çeşitli şeylerden oluşan; karışık; karma.