- borukelimeis.eT.Bir yerden başka bir yere sıvı veya gaz akıtmaya yarar, içi boş, uçları açık, dar ve uzun yuvarlak nesne.
- çekiçkelimeis.eT.Çivi çakmak, maden dövmek gibi işlerde kullanılan saplı demir veya çelik araç.
- çıkarmakkelimef.eT.Bir şeyin çıkmasını sağlamak; içerden dışarıya hareket ettirmek.
- çökmekkelimef.eT.Dizleri üstüne oturmak.
- dizikelimeis.eT.Bir ipliğe veya tele sıralanmış nesnelerin meydana getirdiği bütün.
- gedikkelimeis.eT.Bir düzey üzerinde yıkık, çatlak gibi sebeplerle oluşan boşluk, aralık; yarık; rahne.
- girmekkelimef.eT.Dış sayılan yerden veya ortamdan içeri geçmek; sınır veya kapı gibi belirlenmiş yerlerden iç kısma doğru ilerlemek; duhul etmek.
- gönüllükelimesf.eT.Zor bir işi kendisine hiçbir baskı olmadan kendi içinden geldiği için üstlenen veya yapan. .
- imkelimeis.eT.Anlamlı işaret veya iz.
- kışlakelimeis.eT.Askerlerin toplu olarak barındığı büyük bina ve bu binaların bulunduğu yer.
- kirpikelimeis.eT.Kirpigillerden sırtı sivri dikenlerle kaplı, düşmanlarından korunmak için tor top olabilen böcekçil, memeli bir hayvan, (Erinaceus europaus).
- sarmakkelimef.eT.Bir şeyi bir şeyin çevresinde dolandırmak; etrafını çevirmek.
- sızmakkelimef.eT.(sı:zmak) Erimek; eriyip akmak.
- taramakkelimef.eT.Dağıtmak.
- tuzakkelimeis.eT.Yaban hayvanı ya da kuş avlamak için kurulan düzenek ya da bu iş için yapılmış araç.
- uçkelimeis.eT.Bir şeyin bitim noktası, son; baş; tepe; nihayet.
- üstkelimeis.eT.Gök yüzüne bakan yüz; üst yüzey. .
- vurmakkelimef.eT.Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere, birine, bir şeye hızla indirmek.
- yığmakkelimef.eT.Nesneleri bir tepe oluşturacak biçimde üst üste koymak.