391 madde
- dakelimee.Bağlama ve kuvvetlendirme edatı.
- içinkelimee.“Ara, iç” anlamı verir.
- -ıneke.İsimlerden zarf yapar. öy-ün, yak-ın, uz-un.
- kadarkelimee.Ar.(Nicelik ve nitelik karşılaştırmakta) eşitlik, denklik ilgisi kurar: ölçüsünde; derecesinde.
- -ıncaeke.Fiillerden zarf fiil yapan ek; bugünkü “-ı kadar; -ı gibi” değerinde kullanılır. “Edepsizliği kâr edinme kesil / Katı uzanma yorganungca (yorganın…
- çukelimee.Far.Gibi.
- çunkelimee.Far.Gibi.
- dahıkelimee.eT.Dahi.
- -mazeke.Türkçenin bütün devirlerinde ve şivelerinde yaygın biçimde kullanılan olumsuz anlam taşıyan sıfat fiil eki; fiillerden sıfat fiil yapan geniş zaman…
- mıkelimee.Sonuna getirildiği cümle ye veya kelimeye soru anlamı katar. “Baban geldi mi?”
- hattakelimee.Ar.Anlamı güçlendirmek amacıyla kullanılan bir cümle başı edatı; ta ki.
- belkikelimee.Ar.Olabilir ki.
- amakelimee.Ar.Çelişkili ve zıt iki cümleciği birbirine bağlar; ancak; fakat; amma. «Görünüşü biraz bozuktur ama tadı güzeldir».
- ayrukkelimee.eT.Başka; ayrı; diğer; gayri; maada.
- dakıkelimee.Dahi; de.
- evetkelimee.eT.“Öyledir; doğrudur.” anlamında doğrulama ve tasdik kelimesi; peki; olur; oldu; tamam; ya; beli; ha; he.
- ıdıkelimee.Olumsuzun kuvvetlendiricisi.
- barikelimee.Far.Öyle ise.
- değinkelimee.Bir işin, bir durumun sona erdiğini bildiren edat; kadar; dek.
- -mağıneke.-manın; -maklığın. “Ululuk ve yükseklik derecesine irmeğün (ulaşmanın) zahmeti ve emeği çoktur.” Kelile ve Dimne
- beskelimee.Far.Yeter; kâfi.
- birökkelimee.Yine de; ama bir de.
- ahakelimee.“İşte orada!” anlamında halk arasında gösterme edatı; işte .
- ahıkelimee.Kuvvetlendirme edatı.
- cıpkelimee.1. Pekiştirme edatı.
- cipkelimee.Pekiştirme edatı.
- çünkükelimee.Far.Şundan dolayı, şu sebeple; zira.
- dekkelimee.eT.Bir eylemin sona erdiği zaman veya noktayı belirtmekte kullanılan edat; kadar; değin.
- fikelimee.Ar.İsmin bulunma (-de) hâlini yapan edat.
- görekelimee.Bir şeye uygun olarak; bir şey uyarınca; gereğince. “Bu durum kanunlara göre suçtur.”
- hayırkelimee.Ar.Sorulara olumsuz cevap bildiren kelime.
- lehkelimee.Ar.Onun için; ona; onun tarafına; ondan yana.
- tümezkelimee.Üstelik.
- üşkelimee.İşte; şimdi.
- yimekelimee.Yine; tekrar; yeniden.
- tamankelimee.Sanki; gibi; tıpkı; görünüşe göre; anlaşılan; sanılır ki.
- tekkelimee.eT.Benzetme edatı; gibi.
- başedkelimee.Far.Olsun; olur ki; ola ki.
- besakelimee.Far.Pek çok; hayli; nice.
- birlekelimee. bağ.İle; birlikte; beraber. [Yüknekî]
- bolakimkelimee.Belki; inşallah.
- bolaykikelimee.Belki; inşallah.
- apkelimee.Olumsuzluk bildiren edat; her ne kadar; gerek; ister.
- çakelimee.Uzakta olan bir yeri göstermekte kullanılır; ta.
- cakkelimee.(Yönelme halindeki isimlerden sonra) kadar; değin; dek.
- cibkelimee.Eğer; şayet.
- cihetlekelimee.Gibi; için.
- çünkikelimee.Far.Madem ki.
- danekelimee.Peki; olur.
- davrıkelimee.Ar.Gibi; benzer.