da

kelimee.

dakı > daġı > daḥı > dahi > da / de

  1. 1

    Bağlama ve kuvvetlendirme edatı.

  2. 2

    Cümlede kendinden önceki ögeyi belirli kılar. “Okul da açıldı.”

  3. 3

    Yüklemin sonuna gelerek eylem anlamını kuvvetlendirir. “Parayı vermedi de.”

  4. 4

    Diğer edatların belirttiği anlamı güçlendirir. “Artık ne okulu, ne de arkadaşlarını hatırlayabiliyordu.”

  5. 5

    İki emir cümlesi arasında kullanıldığında, birincide ısrar edildiğini belirtir. “Harçlığını alsın da gitsin.”

  6. 6

    Sonuna geldiği ögeyi cümleye katar. “Yaşlı kadın sızlandıkça çocuğu da bağırmaya başladı.”

  7. 7

    Nicelik ve nitelik bildiren sıfat ve zarfların anlamını güçlendirir. “Pazardan aldığın elma çok da güzelmiş.”

  8. 8

    Sözü geçen olay ya da durum ile sonraki arasında “-den başka” anlamıyla ilişki kurar. “Pazar duası edildi; zabıta da geldi.”

  9. 9

    Şartlı cümlelerde “bile, dahi” anlamıyla şartın geçerli olmadığını bildirir. “Artık dünyaları versen de önemi kalmadı.”

  10. 10

    Karşıt anlamlı cümleleri pekiştirerek bağlar. “On beş gün gezmiş de bu sabah ödev yapacağı tuttu.”

  11. 11

    Bazı birleşik cümleleri “ama, fakat” anlamıyla birbirine bağlar. “Aradım da bulamadım.”

  12. 12

    Kendisinden önceki fiile zarf fiil anlamı katar. “Okudu da adam oldu.”

  13. 13

    Tekrarlanan fiillerin arasına girerek sürerlilik bildirir. “Yazdı da yazdı.”

  14. 14

    Tekrarlanan kelimelerin arasına girerek şiddetli istek ve direnme bildirir. “Top da top diye direndi.”

  15. 15

    Eş görevli kelimeler arasında ve sonra gelerek tekrar edildiği zaman “hem... hem ...” anlamıyla bağlama görevi yapar. “Parayı da pulu da gözü görmedi.”