134 madde
- abramakkelimef.Fırtınalı havalarda bir deniz taşıtını gemicilik kurallarına ve havanın değişkenliğine göre kullanmak.
- afkalamakkelimef.eT.Karıştırmak; alt üst etmek; kabartmak.
- ağızlamakkelimef.Birine bir konuda talimat vermek, öğütte bulunmak.
- aldırmakkelimef.Birisine almak işini yaptırmak.
- aldurmakkelimef.Kaptırmak; aldırmak.
- alındırmakkelimef.Kızdırmak; üzülmesine sebep olmak; .
- anıtlamakkelimef.Vuracakmış gibi yaparak korkutmak; sakındırmak.
- ardınmakkelimef.Palto, ceket, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta almak; omza atmak.
- arıklamakkelime(Su için) arık açarak götürmek.
- asarmakkelimef.Moğ.Korumak; esirgemek; sakınmak.
- asartmakkelimef.Beslemek; büyütmek; korumak; yetiştirmek.
- aşatmakkelimef.Yedirmektattırmak; doyurmak; yedirip içirmek; .
- atıştırmakkelimef.Ayak üstü ve acele olarak bir şeyler yiyip içmek.
- aynalamakkelimef.Ayna takmak; aynalı hâle getirmek.
- banmakkelimef.Bağlanmak.
- basıkmakkelimef.Bastırmak; içine sokmak; sokmak;
- bastırmakkelimef.Bir şeyi, bir şeye basmak işini yaptırmak; basırmak; basmak; basurmak. Parmaklarını kanayan yarasına bastırıyordu.
- bırakmakkelimef.Alt.Elde tutulan veya taşınan şeyi tutmaz olmak.
- börtlemekkelimef.Az haşlamak.
- bukmakkelimef.Bükmek; kıvırmak; .
- bunmakkelimef.eT.Beğenmemek; küçümsemek.
- burkmakkelimef.Burarak çevirmek; bükmek; kıvırmak.
- burtarmakkelimef.(Yüz için) buruşturmak; surat asmak.
- bükmekkelimef.eT.Bir şeyi eğmek; kıvırmak.
- cıbarmakkelimef.Ağacı budamak.
- cıdamakkelimef.Beğenmek; istemek.
- cıvdırmakkelimef.Güzel ok atmak.
- cıvıtmakkelimef.Cıvık duruma getirmek.
- çakmakkelimef.Vurmak.
- çanaklamakkelimef.Ağaçların dibini çukurlatmak.
- çançmakkelimef.Batırmak.
- çapmakkelimef.eT.(At) koşturmak; sürmek.
- çaptırmakkelimef.Yağmalatmak; yağma ettirmek.
- çatlatmakkelimef.Bir şeyin parçaları dağılmayacak şekilde yarılmasına sebep olmak.
- çatmakkelimef.Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya…
- çekmekkelimef.Bir cismi, başka bir cisim kendisinde var olan kuvvetin etkisi ile harekete geçirmek, yürütmek; asılmak.
- çelmekkelimef.Koyunlar çiftleşirken kuyruklarını yana doğru çekerek yardımcı olmak.
- çığırmakkelimef.Birini çağırmak; ona seslenmek.
- çövdürmekkelimef.Fışkırtarak işemek.
- dadıtmakkelimef.Tatlandırmak; tatlılaştırmak.
- daldırmakkelimef.Dalma işini yaptırmak; dalmasını sağlamak.
- dalıklamakkelimef.Dövüşen, boğuşan kişi veya hayvanları ayırmak.
- denelemekkelimef.(Mısır, arpa buğday vb. için) tane hâline getirmek.
- dımıtmakkelimef.Bayıltmak.
- dımzırmakkelimef.eT.Akıtmak; damlatmak.
- dındıklamakkelimef.Bir şeyi gereğinden çok incelemek.
- dindirmekkelimef.Dinmesini sağlamak; bitirmek; durdurmak.
- diplemekkelimef.Bir şeyi, bir sıvı veya kap, kuyu gibi şeylerin dibine kadar indirmek; .
- döletmekkelimef.eT.Yoluna koymak; düzeltmek.
- döllemekkelimef.Erkek üreme hücresini dişi üreme hücresi ile birleştirmek; ilkah etmek.