126 madde
- ağdalanmakkelimef.Ağdalı duruma getirilmek.
- alazlanmakkelimef.Alevde yanmak.
- aldurmakkelimef.Kaptırmak; aldırmak.
- alınmakkelimef.Biri tarafından alıp başka bir yere aktarılmak; taşınmak. «Bu haberler televizyondan alındı.»
- aralanmakkelimef.Aralıklı hâle getirilmek; seyrekleştirilmek; aralamak işine uğramak.
- ardınmakkelimef.Palto, ceket, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta almak; omza atmak.
- asarmakkelimef.Moğ.Korumak; esirgemek; sakınmak.
- atılmakkelimef.Birisi tarafından fırlatılmak; atılmak işine konu olmak.
- avulanmakkelimef.Zehirlenmek.
- ayaklaşmakkelimef.Zıt gitmek; çekişmek.
- aynalanmakkelimef.Aynalı duruma getirilmek.
- aznaşmakkelimef.Bozuşmak; kavga etmek; birbirine girmek.
- badırdaşmakkelimef.Birkaç kişi aralarında alçak sesle konuşmak; kimi duyulur kimi duyulmaz biçimde aralarında konuşmak.
- bağlanmakkelimef.Bağlamak eylemi yapılmak.
- banmakkelimef.Bağlanmak.
- basıkmakkelimef.Bastırmak; içine sokmak; sokmak;
- bilişmekkelimef.Karşılıklı olarak birbirini tanımak; tanışmak.
- bozulmakkelimef.Biri tarafından bozma eylemi yapılmak.
- börtlenmekkelimef.Haşlanmak; yanmak.
- bulanmakkelimef.eT.Karıştırılmak; yoğrulmak.
- bunmakkelimef.eT.Beğenmemek; küçümsemek.
- burulmakkelimef.Ekseni etrafında döndürülmek; çevrilmek; bükülmek.
- bükmekkelimef.eT.Bir şeyi eğmek; kıvırmak.
- çakılmakkelimef.Çakılı duruma gelmek.
- çalınmakkelimef.Üstüne bir şey sürülmek.
- çekilmekkelimef.Çekme işi yapılmak.
- çevrilmekkelimef.Döndürülmek.
- çıkışmakkelimef.Çıkmakta yardım ve yarış etmek; birlikte çıkmak.
- çokraşmakkelimef.Bir yere toplanmak.
- çömeşmekkelimef.Başkaları ile bir araya gelip çökmek; birlikte çökmek.
- dadıtmakkelimef.Tatlandırmak; tatlılaştırmak.
- dartılmakkelimef.eT.Çekmek eylemi uygulanmak.
- derilmekkelimef.Toplanmak; devşirilmek; bir araya getirilmek.
- derlenmekkelimef.Toplu hâle getirilmek; bir düzen verilmek.
- dımzırmakkelimef.eT.Akıtmak; damlatmak.
- didişmekkelimef.eT.(Kuşlar veya kümes hayvanları için) birbirini karşılıklı olarak ditmek.
- dikilmekkelimef.eT.Dikmek eylemi yapılmak.
- dindirmekkelimef.Dinmesini sağlamak; bitirmek; durdurmak.
- dişenmekkelimef.Dişemek işi yapılmak.
- dönüşmekkelimef.Hep birlikte dönmek.
- dumanlanmakkelimef.Dumanda tutulmak; duman verilmek.
- duralaşmakkelimef.Sataşmak.
- düzlenmekkelimef.Düz hâle getirilmek.
- düzülmekkelimef.eT.Düz hâle getirilmek; sıraya sokulmak; dizilmek; yapılmak; tertip ve tanzim olunmak; hazırlanmak.
- eksilmekkelimef.eT.Azalmak; az duruma getirilmek.
- elikmekkelimef.Yabancı saymak; yabancı gözü ile bakmak.
- feğeldeşmekkelimef.Toplu olarak oynamak.
- fıngırdaşmakkelimef.Karşılıklı olarak cilveleşmek.
- gaynaşmakkelimef.Yakın dost olmak.
- gerilmekkelimef.eT.Gergin duruma getirilmek; belirli bir uzama ile çekilmek; üzerinde germek işi uygulanmak.