- boynuzlanmakkelimef.Boynuz darbesine maruz kalmak; boynuz yarası almak.
- burulmakkelimef.Ekseni etrafında döndürülmek; çevrilmek; bükülmek.
- çatmakkelimef.Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya…
- çıkmakkelimef.Bir yerden, bir yerin içinden dışarı varmak. : Evden çıktılar.
- çözülmekkelimef.Bağlarından kurtulmak; açılmak.
- daldırmakkelimef.Dalma işini yaptırmak; dalmasını sağlamak.
- dumanlanmakkelimef.Dumanda tutulmak; duman verilmek.
- düşmekkelimef.eT.(Nesneler için) kendi ağırlığının etkisi ile yukarıdan aşağı doğru hızla inmek.
- düzülmekkelimef.eT.Düz hâle getirilmek; sıraya sokulmak; dizilmek; yapılmak; tertip ve tanzim olunmak; hazırlanmak.
- eğilmekkelimef.eT.Eğik bir durum almak.
- esmekkelimef.(Rüzgâr için; hava) bir yöne doğru akmak.
- ezilmekkelimef.Ezik hâle getirilmek.
- fırçalanmakkelimef.Üzerindeki elbiseyi kendi kendine fırça ile temizlemek.
- fıslamakkelimef.“Fıs!” diye ses çıkarmak.
- gezmekkelimef.eT.Hava almak, görmek, bakmak, eğlenmek gibi çeşitli amaçlarla bir yere gitmek, dolaşmak.
- gömülmekkelimef.eT.Gömülü hâle getirilmek.
- gümüşlenmekkelimef.Gümüşle kaplanmak.
- iğnelenmekkelimef.İğneyle tutturulmak.
- kanamakkelimef.eT.Kan almak; kan akıtmak; kan emmek.
- kangallanmakkelimef.Kangal biçiminde sarılmak; kangal yapılmak; kangal hâline getirilmek.
- kanlanmakkelimef.(Kişi için) vücudunda kanı artmak; daha sağlıklı durum almak.
- kasmakkelimef.Bir ip veya halat gibi nesnelerin boşluklarını gidermek amacıyla çekmek; asılarak germek; kısaltmak.
- kaşınmakkelimef.Kaşıntı verilmek.
- kavranmakkelimef.Kendisi hakkında kavrama işi gerçekleşmek.
- kayıtlanmakkelimeKaydını yaptırmak.
- kenetlenmekkelimef.Kenet meydana getirilmek; kenet oluşturulmak.
- kesilmekkelimef.Kesmek eylemi yapılmak.
- kestirmekkelimef.Kesmek işini yaptırmak; kesilmesini sağlamak; kesilmesine yol açmak.
- kırılmakkelimef.Kırmak eylemine uğramak.
- kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
- kıyılmakkelimef.Kıymak işi yapılmak; kıymak eylemine uğramak.
- kızışmakkelimef.Çok ısınmak; aşırı sıcaklığa ulaşmak.
- kokmakkelimef.Fena kokmak; kokusu yükselmek.
- kokuşmakkelimef.Çürüyüp bozularak kötü bir koku yaymak; kokmak; taaffün etmek.
- koltuklanmakkelimef.Koltuk altına alınarak taşınmak; koltuğa alınmak.
- konmakkelimef.Gelip bir yere konmak; yerleşmek. [Yüknekî]
- konuşmakkelimef.Bir dilde bulunan kelimeleri söylemek, bu kelimelerle düşüncelerini ifade etmek; meramını sözle anlatmak.
- köklenmekkelimef.(Bitki için) kök salmak; kök çıkarmak; kök atmak; kök tutmak.
- körüklenmekkelimef.Körükle hava verilmek; körük ile canlandırılmak.
- kundaklanmakkelimef.(Çocuk için) kundak içine konularak sarılmak.
- kurtlanmakkelimef.İçinde kurt üremek.
- kusmakkelimef.Midedekileri ağızdan dışarı çıkarmak; istifra etmek; kay etmek.
- küllenmekkelimef.(Ateş için) üzeri kül bağlamak; kül oluşmak.
- mikroplanmakkelimef.Mikroplu duruma gelmek.
- nodullanmakkelimef.(Hayvan için) nodul ile dürtülmek.
- noktalanmakkelimeNoktalama işlemi yapılmak; nokta konulmak.
- okumakkelimef.eT.Bir dile ait yazı işaretlerini tanımak, bunlarla yazılmış metinlerin taşıdığı bildiriyi kavramak, çözmek; bu işaretlerin taşıdığı sesleri çıkarmak ya…
- oynamakkelimef.(Bir şeyi) eğlenmek, hoşça vakit geçirmek amacıyla o şeyi kendine oyuncak veya oyun aracı edinmek. Top oynayalım mı?
- oynatmakkelimef.Oynamasını sağlamak.
- pençeleşmekkelimef.Pençe pençeye gelmek; birbirine pençe vurarak dövüşmek; birbirini pençeleyerek boğuşmak.