117 madde
- aldamakkelimef.eT.Aldatmak; bir kimseyi kandırmak; oyun etmek; yanıltmak.
- argadamakkelimef.Moğ.Aldatmak.
- atmakkelimef.Bir nesneyi elden bırakıp boşluğa, ileriye doğru fırlatmak. [Yüknekî]
- avunmakkelimef.Düşüncesini, kendisini üzen veya sıkıntıya sokan olay veya durum dışındaki şeylere yönelterek acısını unutmaya, sıkıntılardan uzaklaşmaya çalışmak;…
- aylanmakkelimef.Bir şeyin çevresinde tam bir devir yapmak; dönmek; devretmek; dolaşmak; gezmek; .
- barmakkelimef.Varmak; gitmek; ulaşmak. .
- bıçımakkelimef.Biçmek.
- Bizenmekkelimef.Bezenmek; süslenmek.
- bohsamakkelimef.Boğulur gibi olmak; boğulur gibi ses çıkarmak; boğuna boğuna ağlamak.
- bozlamakkelimef.Ses vermek; bağırmak; böğürmek.
- bürmekkelimef.Burmak; bükmek; kıvırmak; bir şeyi iki ucundan tutup ekseni çevresinde bükmek. [DTL]
- busmakkelimef.Pusmak; pusu kurmak; pusuya yatmak; gizlenmek; saklanmak. [Yüknekî]
- busurkanmakkelimef.Müteessif olmak; kederlenmek; üzülmek.
- çapmakkelimef.eT.(At) koşturmak; sürmek.
- çıdamakkelimef.Moğ.Tahammül etmek; katlanmak; dayanmak.
- çigreymekkelimef.Uyuyamamak; uyku kaçmak; uykusuzluğa müptela olmak.
- çıkanmakkelimef.Çiğnenmek; ayaklar altında çiğnenmek.
- çımdılamakkelimef.Çimdiklemek.
- cırgamakkelimef.Moğ.Eğlenmek; zevk sürmek.
- çubrumakkelimef.Moğ.Bir başkasının izince gitmek; ardına takılmak.
- çubrutmakkelimef.İzletmek; peşine takmak.
- çürgenmekkelimef.Yanmak; ateşte alazlanmak.
- doptulmakkelimef.Moğ.Çiğnemek; ayaklar altında ezmek.
- dumsaymakkelimef.Burun kıvırmak; darılmak; hışımlanmak.
- gımçınmakkelimef.Bir şeyi çok istemek.
- igermekkelimef.Takip etmek; birinin, bir şeyin arkasından yürümek.
- igirmekkelimef.Döndürmek; eğirmek.
- iglenmekkelimef.Duraklamak; oturmak; yerleşmek; vakit geçirmek; oyalanmak; eğlenmek.
- igrenmekkelimef.Ağlamak; dertli olarak gizli gizli ağlamak; inlemek.
- ılmakkelimef.Bağlanmak; iliştirilmek.
- inçkirmekkelimef.Hıçkırmak; hıçkıra hıçkıra ağlamak; hafif hafif ahlaya ahlaya ağlamak.
- indemekkelimef.Çağırmak; davet etmek.
- ıngramakkelimef.(Eşek için) anırmak.
- ıngranmakkelimef.Ağlamak; dertli olarak gizli gizli ağlamak, inlemek.
- ingremekkelimef.Ağlamak; dertli olarak gizli gizli ağlamak; inlemek; hüzünlü hüzünlü ağlamak. [Ş. Süleyman]
- irikmekkelimef.İğrenmek; nefret etmek; istikrah etmek.
- işenmekkelimef.İnanmak; güvenmek; mutmain olmak.
- ıskarmakkelimef.Hatırlamak; hesaba almak; kabul etmek.
- itmekkelimef.Bir şeyi kuvvet uygulayarak ileri doğru götürmek; ileriye doğru hareket ettirmek. .
- itmekkelimef.Düzene sokmak; düzenlemek; tanzim etmek; hazırlamak.
- kadamakkelimef.Moğ.Kaba kaba dikmek; teyellemek.
- kahamakkelimef.Moğ.Sarmak; çevrelemek; abluka altına almak.
- karalamakkelimef.eT.Boya ya da kalem ile birtakım şekiller çizerek bir şeyi veya bir yeri kirletmek.
- kazganmakkelimef.Kazanmak; başarmak; elde etmek. [Yüknekî]
- Kebtemekkelimef.Moğ.Yatmak.
- kenergemekkelimef.Moğ.Sermek; yaymak; döşemek; açmak.
- kerkinmekkelimef.Titremek; sarsılmak; sallanmak.
- kıcıklamakkelimef.Gıdıklamak; tahrik etmek; güldürmek.
- kımırdamakkelimef.Kımıldamak; sallanmak.
- kımsanmakkelimef.İmrenmek; çok arzu etmek.