313 madde
- abagakelimeis.Moğ.Babanın ağabeyi; babanın küçük kardeşi; amca.
- agakelimeis.Büyük erkek kardeş; ağabey; aka; .
- ahtakelimeis.Moğ.İğdiş edilmiş at.
- ahtaçıkelimeis.Seyis; öncü.
- ak öydeyimAk keçeli ev; yurt.
- aldamakkelimef.eT.Aldatmak; bir kimseyi kandırmak; oyun etmek; yanıltmak.
- argadalkelimeis.Dağ beli; dağ geçidi.
- argadamakkelimef.Moğ.Aldatmak.
- arkakelimeis.Dolaşılarak varılan taraf.
- atkelimeis.İsim; ad.
- atkelimeis.Atgiller familyasından binek, yük ve çeki hayvanı olarak kullanılan ortalama otuz yıl ömürlü, memeli, tek toynaklı, evcil ve otçul hayvan, (Equus…
- atmakkelimef.Bir nesneyi elden bırakıp boşluğa, ileriye doğru fırlatmak. [Yüknekî]
- avıçkakelimeYaşlı erkek; koca; ihtiyar.
- avlakkelimeis.eT.Avı bol olan yer.
- avunmakkelimef.Düşüncesini, kendisini üzen veya sıkıntıya sokan olay veya durum dışındaki şeylere yönelterek acısını unutmaya, sıkıntılardan uzaklaşmaya çalışmak;…
- aylanmakkelimef.Bir şeyin çevresinde tam bir devir yapmak; dönmek; devretmek; dolaşmak; gezmek; .
- bagışkelimeis.Çadır bağı; ak evin bent ve bağı; bağ; ip; çadır ipi.
- bahsumkelimeis.Darıdan yapılan bir içki.
- barkelimeis.Var; mevcut. [Yüknekî]
- barmakkelimef.Varmak; gitmek; ulaşmak. .
- barsçıkelimeis.Vahşî hayvan terbiyecisi.
- basrugkelimeis.Ak ev parçalarından rüzgâr, yağmur ve sıcaktan korunmak için yurt etrafına çekilen keçe.
- bekevülkelimeis.Pişen yemeğin tadına bakan kişi; çeşnici.
- bıçımakkelimef.Biçmek.
- Bizenmekkelimef.Bezenmek; süslenmek.
- boguzlagukelimeis.Boğaz; nefes borusunun üst kısmı; gırtlak.
- bohsamakkelimef.Boğulur gibi olmak; boğulur gibi ses çıkarmak; boğuna boğuna ağlamak.
- borçınkelimeis.Moğ.Dişi ördek; burçin.
- bosagakelimeis.Moğ.Yurt adı verilen çadırın kapı çerçevesinin alt kısmı; eşik.
- bozakelimeis.Mısır, arpa ve buğday gibi tahılların hamurunun ekşitilmesi ile elde edilen koyu ve mayhoş bir içki.
- bozlamakkelimef.Ses vermek; bağırmak; böğürmek.
- bugukelimeis.Geyik.
- bulamakkelimeis.Bulamaç.
- büldürgekelimeis.Moğ.Bileğe geçirmek veya asmak için kullanılan kamçı sapındaki bağ.
- bürmekkelimef.Burmak; bükmek; kıvırmak; bir şeyi iki ucundan tutup ekseni çevresinde bükmek. [DTL]
- burtagkelimeis.Moğ.Bozuk, taşlı, engebeli, dar yol.
- busmakkelimef.Pusmak; pusu kurmak; pusuya yatmak; gizlenmek; saklanmak. [Yüknekî]
- busurkanmakkelimef.Müteessif olmak; kederlenmek; üzülmek.
- çağrıkelimeis.Doğan; çakır kuş, (Hypotriorchis aesolon).
- çakılkelimeis.Çoğunlukla deniz ve akarsularda suyun sürüklemesi sırasında birbirine sürtünme sonucu sivrilikleri gitmiş ve yuvarlaklaşmış küçük taş parçaları.
- çakınkelimeis.Şimşek.
- çangdavulkelimeis.Moğ.Artçı; dümdar.
- çapavulkelimeis.Akıncı.
- çapmakkelimef.eT.(At) koşturmak; sürmek.
- çaykalmakkelimeis.Çalkanmak; sallanmak; harekete gelmek.
- cazlıgkelimeis.Eyer kaltağı altına konulan örtü veya terlik.
- cibekelimeis.Moğ.Cebe; zırh; silah.
- cibeçikelimeis.Moğ.Cebeci; silah yapımcısı.
- cibilgerkelimeis.Gem; oyan.
- çıdamakkelimef.Moğ.Tahammül etmek; katlanmak; dayanmak.