500+ madde
- bodulmakkelimef.Bağlanmak; yapışıp kalmak.
- bogmakkelimef.Boğmak; sıkarak bağlamak.
- bolunmakkelimef.Bulunmak. [Yüknekî]
- boşamakkelimef.eT.Bırakmak; terk etmek; ayrılmak.
- boşutmakkelimef.Bırakmak.
- bugragurmakkelimef.Damızlık erkek deve hâline gelmek; buğralaşmak; buğra gibi olmak.
- bügülemekkelimef.Bilgi ile donanmak.
- bulgaşmakkelimef.Topluca bulunmak; toplu halde mevcut olmak.
- bulnamakkelimef.Tutsak etmek; yakalamak; tutsak almak.
- bulnukmakkelimef.Bulanmak; karışmak.
- bululmakkelimef.Bulunmak.
- bürkirmekkelimef.Püskürmek.
- burmakkelimef.eT.Bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürerek bükmek; sarmak.
- burmakkelimef.Koku saçmak.
- bürünmekkelimef.eT.Sarınmak, örtünmek, kaplanmak.
- busmakkelimef.Pusmak; pusu kurmak; pusuya yatmak; gizlenmek; saklanmak. [Yüknekî]
- buşmakkelimef.Üzülmek; sıkılmak; canı sıkılmak; usanmak.
- buşurmakkelimef.Birinin canını sıkmak; sinirlendirmek. [Yüknekî]
- butıklanmakkelimef.Budaklanmak; dallanmak.
- bütmekkelimef.Bitmek; tamamlanmak; gerçekleşmek.
- bütmekkelimef.(Yara için) kapanmak; onulmak. [Yüknekî]
- bütmekkelimef.Bir şeye inanmak. [Yüknekî]
- bütülmekkelimef.İnanılmak.
- bütürmekkelimef.Tedavi etmek; sağaltmak.
- buyurmakkelimef.eT.Bir şeyin yapılmasını ya da yapılmamasını bildirmek; emretmek.
- buzmakkelimef.Mahvetmek; bozmak; kırmak; parçalamak; tahrip etmek.
- buzulmakkelimef.Mahvedilmek; bozulmak; yıkılmak.
- çalmakkelimef.Elle veya bir araçla vurmak; çarpmak. .
- çapmakkelimef.Yüzmek.
- çavıkmakkelimef.Güçlenmek; kuvvetlenmek.
- çavlanmakkelimef.Sesi veya gürültüsü etrafa yayılmak; çevreden işitilmek.
- çelilemekkelimef.Karartmak.
- çergülemekkelimef.Kurtarmak.
- çevrilmekkelimef.Döndürülmek.
- çiknemekkelimef.Sıkı dikmek.
- çoglamakkelimef.(Fil için) bağırmak.
- çökitmekkelimef.Çöktürmek.
- çökürmekkelimef.Çökermek; ıhtırmak; çökertmek.
- dengeşmekkelimef.Denkleşmek; denk gelmek.
- denglemekkelimef.Bir şeyi bir başka şeye denk kılmak; denkleştirmek; denklemek.
- edermekkelimef.Aramak. [Yüknekî]
- ıçgınmakkelimef.Kaybolmak; yitmek; bozulmak; elden gitmek;
- ıdmakkelimef.Salmak; serbest bırakmak.
- igdilemekkelimef.Beslemek.
- ildürmekkelimef.İliştirmek; .
- iletmekkelimef.eT.İlerletmek.
- ılıkmakkelimef.Korumak.
- ilinmekkelimef.Yapışmak; asılmak; ilişmek; takılmak; takılıp kalmak.
- ilişmekkelimef.eT.Birbirine takılmak; yapışmak; tutuşmak.
- illeşmekkelimef.Barışmak; uzlaşmak; sulh yapmak.