106 madde
- kömürkelimeis.eT.Siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt.
- körkkelimeis.Biçim; görünüş; şekil; kıyafet.
- körügkelimeis.Güzel; güzellik.
- kumkelimeÇiğil.Silisli kayaçların, kayaların ve bazı mineral parçalarının doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasıyla meydana gelen, büyüklüğü 0.002-2 mm. arasında…
- kutkelimeis.eT.Gökten ya da tanrısal bir kaynaktan yayılmış sıvı; hayat suyu; rahmet; bereket. [AH]
- kükelimeis.Ün; şöhret; şan.
- küçkelimeis.Güç; kuvvet. [Yüknekî]
- kürkelimeis.Hile; desise; fesat; alda; al; kandırma; sahtekârlık.
- nayutkelimeis.Çağ; devir.
- nekelimezm.eT.Soru zamiri; hangi şey.
- ogrıkelimeis.Hırsız; haydut; .
- olkelimezm.Üçüncü teklik şahıs zamiri; “o”.
- otuzkelimeis.Üç kere ona eşit yirmi dokuzdan sonra gelen tam sayı.
- ölkelimeis.Nem; yaşlılık; rutubet; ıslaklık.
- ölengkelimeis.Sulak yer; bataklık arazi.
- önkelimeis.Doğu.
- örükelimezf.Yukarı doğru; dikine.
- ötügkelimeis.Dilek; istida; istek; rica.
- sabçıkelimeis.Sözcü.
- sakkelimeis.Dikkat.
- sanlıgkelimezf.Ait; başkasına tabi olarak; hükmünde.
- sevügkelimeis.Aşk; sevgi.
- sütkelimeis.eT.Kadınların ve dişi memeli hayvanların, yavrularını beslemek için memelerindeki bezler tarafından salgılanan fildişi renginde tatlımsı, besleyici…
- şekerkelimeis.Ar.Yaygın şekilde tatlandırıcı olarak kullanılan, şeker pancarı ve şeker kamışından elde edilen, bilimsel adı sakaroz olan kristal yapılı besin…
- talımkelimeis.Yırtıcılık.
- taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
- Tatarkelimeis.Moğ.Moğol.
- teglükkelimeis.Kör.
- tekkelimesf.eT.Bir; yalnız.
- tengrimkelimeünl.Çok yüksek bir kişiye ya da kutsal bir varlığa hitap ederken kullanılan seslenme sözü; Tanrım!
- terkişkelimeis.Kavga.
- terskelimeis.eT.Güç olan her nesne.
- tetrükelimezf.Aksine; tersine.
- tınkelimeis.Soluk; nefes.
- titimkelimeis.İnat; sebat; azim.
- titrükelimezf.Dikkatle; dik; keskin; sabit.
- tolukelimee.(Pekiştirme edatı) tam; bütün; tamamıyla; hep; tekmil.
- torkelimeis.Balık ağı; sık örgülü balık ağı.
- tosıkkelimeis.Mutlak doyacak olma; doyma.
- tozkelimeis.Çok küçük ve havada uçacak kadar hafif parçalara bölünmüş kuru toprak.
- türkkelimeGüç; kuvvet.
- uçkelimeis.eT.Bir şeyin bitim noktası, son; baş; tepe; nihayet.
- urıkelimeis.Erkek evlat; oğul; oğlan.
- utrukelimezf.Tersine; karşısında; karşı gelerek; karşı; karşıda.
- üstkelimeis.eT.Gök yüzüne bakan yüz; üst yüzey. .
- üstünkelimezf.Yukarı; üstte; yukarıda.
- yankelimeis.Taraf.
- yarlığkelimesf.Kesilmiş ya da kararlaştırılmış olan.
- yarukkelimeis.Güneş.
- yaşkelimeis.Nemlilik.