1. avranakelimeis.Far.Dişi deve.
  2. avrukkelimeis.Yanak.
  3. avsalkelimeis.Yürüme bilmeyen kimse.
  4. avşarkelimesf.Kazan.bknz. afşar
  5. ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
  6. ayalamakelimeis.Ayalamak işi; avuçlama.
  7. ayazkelimeis.eT.Açık, bulutsuz hava, .
  8. aydınkelimeis.eT.Aylı gece.
  9. aydınlıkkelimeis.Bir yeri aydınlatan güç; ışık.
  10. aygırkelimeis.Döl için seçilmiş, iğdiş edilmemiş damızlık erkek at.
  11. aylakçıkelimeis.Sürekli bir işi olmayan, iş buldukça çalışan kişi.
  12. aynakelimeis.Far.Işığı yansıtarak cisimlerin görüntüsünü veren arkası sırlı cam; gözgü.
  13. ayrukkelimee.eT.Başka; ayrı; diğer; gayri; maada.
  14. azapkelimeis.Ar.Çiftlik uşağı.
  15. azmakelimeis.Azmak işi,
  16. aznavurkelimeis.Gürc.İri yarı, kuvvetli kimse
  17. babaçkelimeis.İri ve yaşlı erkek kümes hayvanı; erkek kuş.
  18. babalıkkelimeis.Baba olma durumu ve niteliği.
  19. badakkelimeis.Kardeşlik olmak için iki çocuğun serçe parmaklarını kanca hâline getirerek birbirine takıp tutuşmaları hareketi.
  20. badakkelimeis.Husye; erkeklik bezi.
  21. badaşıkkelimeis.İş ve okul arkadaşları.
  22. badazkelimeis.Harman sonunda yerde kalan toz toprak karışığı taneler; harman döküntüsü.
  23. badırıkkelimeis.Soğan, maydanoz, domates, bulgur, asma yaprağı ile yapılan ve çiğ olarak yenen bir yemek; batırık.
  24. badikelimeis.Ördek.
  25. badikkelimeis.Erme.Ördek yavrusu.
  26. bağdaşkelimeis.eT.Ayaklarını karşılıklı uyluklarının altına alarak bir çeşit yere oturma biçimi; bağda, bağdaç, bardaç.
  27. bağlamalıkkelimeis.Bağlamaya yarayan şey.
  28. bağnakkelimeis.Far.Ölü doğmuş veya doğumundan hemen sonra öldürülmüş kuzudan elde edilen deri.
  29. bakacakkelimeis.Bakma, gözetleme yeri.
  30. bakıcıkelimeis.Bakma, görme veya koruma işini yapan kimse.
  31. bakırkelimeis.Esmer kızıl renkte, ısı ve elektriği iyi ileten, dövülerek şekillendirilebilecek yumuşaklıkta, atom numarası 29, kütlesi 63,34, ergime sıcaklığı 1084…
  32. baklalıkkelimeis.Bakla tarlası.
  33. balakelimeis.eT.Kuş yavrusu; palaz; yavru; .
  34. balabankelimeis.Hazar doğusu Türklerinde kullanılan dokuz delikli bir tür zurna; baraban.
  35. balacakelimeis.Yavru; çocuk.
  36. balgızkelimeis.Şimşek.
  37. balkıkelimeis.Parıltı; parlama.
  38. bambulkelimeis.Kurtçukları ekinlerin köklerini, erginleri de başakların içindeki taze taneleri yiyerek zarar veren, kın kanatlı, zararlı bir böcek; süne böceği,…
  39. banakkelimeis.Kaşık ve çatal yerine küçük bir külah biçimi verilerek yemeğe banılan ekmek parçası.
  40. basakkelimeis.Mühür.
  41. basalgakelimeis.Sık ağaçlı yer.
  42. basalıkkelimeis.Çukurova dolaylarında görülen ılık ve nemli sis.
  43. baskıcıkelimeis.Baskı makinesinde kitap, dergi veya gazete gibi eserlerin basımı işini yapan kimse.
  44. baskınkelimeis.Düşmana ummadığı yer ve zamanda, beklenmedik bir darbe indirmek amacıyla yapılan kısa süreli ani saldırı; vurgun.
  45. basmakelimeis.Basmak işi.
  46. başkelimeis.eT.Beyin ve dört duyu organının, dokunma duyusunun bir kısmının, sindirim ve solunum organlarının başlangıcının bulunduğu, insan vücudunun en üst kısmı;…
  47. başıbozukkelimeis.tar. İmparatorluk döneminde savaş sırasında orduya katılmış bulunan gönüllülere verilen ad.
  48. başlıkkelimeis.Korumak amacıyla başa giyilen nesne; takke; külah; serpuş; miğfer; agel; arakiye; bere; börk; kabalak; kalpak; kep; kavuk; taç.
  49. baştankarakelimeis.Geminin baş tarafından karaya oturması.
  50. batakkelimeis.Üzerine basıldığı zaman çöken çamurlaşmış toprak.