150 madde
- içrekelimezf.İçerisinde; içeride; içinde; arasında; -de.
- ikindikelimesf.İkinci.
- ilkkelimesf.eT.Zaman, sıra, yer ve önem bakımından benzerlerinden önce gelen.
- inçkelimesf.İçi sakin; yüreği dölek; rahat; emin; mutmain.
- irkinkelimesf.İrkilen; biriken.
- isizkelimeünl.Ah! Yazık! Esef!
- kaçgınkelimesf.Kaçan; kaçak.
- kaçışkelimeis.Kaçma eylemi veya biçimi.
- kadırkelimesf.Sert; sarp; çetin; müthiş; şiddetli; güç; zor.
- kadırgankelimesf.Daima eğdiren; daima büktüren
- kadrakkelimesf.Kaba; pürtüklü.
- kalkelimesf.Sagay.Deli; çılgın; kudurmuş; kaçık; divane.
- karıkelimesf.Yaşlı; ihtiyar; kocamış.
- katkelimeis.eT.Üst üste konulmuş bulunan nesnelerin her bir parçası; tabaka.
- kavurmaçkelimeis.Kavrulmuş buğday tanesi; buğday kavurgası; .
- kedkelimezf.Soğd.Abartma, pekiştirme bildirir; pek; gayet; çok; iyi; iyice. [Yüknekî]
- kekrekelimesf.(Tat bakımından) acı ile ekşi arası; buruk.
- kırgılkelimesf.Kırçıl.
- kısıgkelimesf.Kısık; dar; daraltılmış.
- kısırkelimesf.(İnsan ve hayvan için) üreme yeteneği kalmamış; döl vermeyen.
- kışlıkkelimesf.Kışa ait; kışla ilgili; kışa uygun.
- kızkelimesf.Nadir bulunan; az bulunur; kıt. [Yüknekî]
- kızılkelimesf.Çok kırmızı olan; parlak kırmızı olan; kızıl renk.
- kodıkelimesf.Alt; aşağı; adi. [Yüknekî]
- koşakelimesf.Çift; ikili; eş; ikiz.
- koyukelimesf.eT.Kalın; sık.
- kulaçlamakkelimef.Bir şeyin uzunluğunu, boyunu veya bir suyun derinliğini kulaç ile ölçmek.
- kutlugkelimesf.Selamet, talih, uğur vb.ne sahip olan; mutlu; talihli; kutlanmış; kutlu; mesut; uğurlu; bahtiyar.
- küvezkelimesf.Kurumlu; şımarık; burnu havada; gururlu; mağrur.
- nelikkelimezf.Ne diye; niçin?
- nengkelimezm.Belirsizlik zamiri; herhangi biri.
- onkelimesf.Dokuzdan bir artık; dokuz artı bir;
- ortukelimesf.Orta; merkez.
- öngkelimesf.Ön; önde; önce; mukaddem; evvel.
- öngdünkelimezf.Önce.
- örtükkelimesf.Örtülmüş; üzeri kaplı; kapalı olarak içerilmiş olan; örtülü.
- örüngkelimesf.Beyaz; ak; açık renkli; beyazımsı.
- ötügkelimesf.Keskin; sivri.
- özkelimezm.Dönüşlülük zamiri; kendi; bizzat özü; nefsi.
- patkelimeis.El ya da ayakla vurmayı, dövmeyi, çırpmayı; düşmeyi ve başka rastgele hareketleri anlatan kök. pat-ak, pat-ak-la-mak, pat-a küte, pat etmek, pat pat,…
- piskelimesf.Herhangi bir leke, kir, toz ile kaplı olan; kirli; iğrenç olan; murdar; mülevves.
- sagkelimesf.Tatlı; iyi; temiz; halis; sağlam.
- salındıkelimesf.Atılan; çıkarılan.
- sekizkelimesf.eT.Yedi ile dokuz arasında yer alan tam sayı.
- sırkelimeis.Ağustos böceğinin sesi gibi ötmeyi, bağırmayı anlatan kök. sır sır etmek.
- singkelimeis.Çınlamayı ve bu biçimde ses vermeyi anlatan kök. sing etmek, sing-i-le-mek, sing-le-mek (siŋ-le-mek)
- soğukkelimesf.Sıcaklığı, insan bedeninin sıcaklığından düşük olan.
- solkelimeis.İnsan vücudunda kalbinin bulunduğu yan. (so:l)
- sonkelimesf.Som; içi dolu madenden olan.
- sökelkelimesf.Hasta.