öz
kelimezm.(anlamak)Köken
Brockelmann
اوز
Anlamlar
- 1
{OsT}{eAT}{eT}Dönüşlülük zamiri; kendi; bizzat özü; nefsi.
[ETY][EUTS][Gabain][KB][Üç İtigsizler][İKPÖy.]
- 2
{eT}is.Bir kişinin maddî ve manevi varlığı; tinsel varlığı; benliği; nefis; zat; vücut; hayat; şahıs.
[EUTS][Gabain]
- 3
Bir şeyin, bir varlığın temeli; onu oluşturan esas öge; can alıcı nokta; özgü nitelik; künh; zübde.
- 4
{eT}Bir şeyin temel içeriği; ana konusu; teması; asıl.
[İKPÖy.]
- 5
Bir maddenin en etkili, en kıvamlı bölümü; hülasa; özüt.
- 6
Çıbanın içinde ölmüş dokuların birikmesi ile meydana gelmiş, irin ile birlikte çıkan pıhtı halindeki parça.
- 7
{OsT}{eAT}Buğday gibi taneli bitkilerin içi; iç; derun.
- 8
Bazı kelimelerin önüne getirilerek “öz ile ilgili, kendi kendine, kendi üstüne, kendi içine, kendi, doğrudan” anlamı katarak birleşik kelime yapar.
- 9
Bitkilerin kök, gövde ve dalları boyunca ortasında bulunan gevrek, hafif ve çoğunlukla da yumuşak doku.
- 10
fel.Bir nesneyi, o nesne yapan zorunlu nitelik; bir nesnenin iç yapısını ve ayırt edici özelliğini meydana getiren şey; varlığın aslını kuran ve varlıktan ayırt edilemez kavram.
- 11
Bazı etli meyvelerde meyvenin tamamını oluşturan, olgunlaşınca tatlılaşan özek doku.
- 12
{eT}Ağaç özü.
[DLT][Tekin]
- 13
{eT}Nefis; can; ruh; gönül.
[DLT][ETY][KB][Üç İtigsizler][İKPÖy.]
- 14
{eT}Yürek ve karnın içindeki nesne.
[DLT]
- 15
{eT}Yağ.
[DLT]
- 16
{ağız}Lamba, fener vb. şeylerin fitili.
[DS]
- 17
{ağız}Özet.
[DS]