- agdukkelimesf.Kusurlu; çürük; bozuk; harap; fena.
- agırlıgkelimesf.Muhterem; saygıya değer; değerli; kıymetli; şerefli; saygın.
- agızkelimeis.Ağız. [Yüknekî]
- agnamakkelimef.(Hayvan için) yatıp debelenmek ağnamak; yerde yuvarlanmak; kıvranmakarkası üstü yere sürünmek. .
- agrukkelimeis.Yük; ağırlık; pılı pırtı; yol eşyası.
- alkelimeis.Hile, aldatma, tuzak; dolap; düzen. EUTS]
- alpkelimesf.Yiğit; cesur; alp; kahraman; bahadır; enerjik.
- angakelimezm.İşaret ve kişi zamiri ol’un yönelme durumu; ona. [Yüknekî]
- anıkelimezm.İşaret ve kişi zamiri ol’un yükleme durumu; onu; onları. [Yüknekî]
- anınkelimezm.İşaret ve kişi zamiri ol’un ilgi durumuonun.
- arıgkelimesf.Temiz; arı; saf; pak [Yüknekî]
- armakkelimef.Yorgun düşmek; yorulmak; aşırıya kaçmak; güçsüz kalmak. [Yüknekî]
- ayıtmakkelimef.Sormak.
- berükelimezf.Beri, beriye; .. -den beri; buraya; bu yana doğru; buradan; beri.
- birlekelimebağ.İle; birlikte; beraber. [Yüknekî]
- boguzkelimeis.Boğaz; gırtlak.
- bolmakkelimeyard. f.Olmak. [Yüknekî]
- bözkelimeis.Yun.Pamuklu kumaş; pamuktan yapılmış kumaş; bez. [Yüknekî]
- bungkelimeis.Acı; sıkıntı; üzüntü; dert; mutsuzluk; keder; elem; gam kasavet; melankoli.
- buzagukelimeis.İnek ve benzeri hayvan yavrusu; buzağı.
- ırkelimeis.Irlama.
- ırakkelimesf.Uzaklaşmış; uzaktaki;
- ıramakkelimef.Uzak olmak; uzaklaşmak; ara açılmak; uzamak.
- ırlamakkelimef.Şarkı söylemek; müziği seslendirmek; türkü söylemek; terennüm etmek;
- karmakkelimef.(Kanalda veya arkta akan su için) önüne bir şey gerilerek birikmek, kabarmak; taşmak; büvenmek; durgun olmak.
- kendükelimezm.Kendi; kendisi; özü; zat; nefis.
- kılmakkelimeyard. f.Yapmak; etmek; eylemek; işlemek; icra etmek; [Yüknekî]
- kınkelimeis.İşkence; eziyet; azap; ıstırap.
- kopuzkelimeis.Eski Türk baksı ozanlarının sagu ve destan okurken veya dinî ayinlerde çaldıkları telli Türk sazı.
- kuçmakkelimef.Kucaklamak; kollarında sıkmak; bağrına basmak. [Yüknekî]
- küymekkelimef.Beklemek; gözetmek; gütmek; birinin yolunu gözlemek; durmak; gözlemek; gütmek; sabretmek. [Yüknekî]
- mangakelimezm.Teklik birinci kişi zamirinin yönelme durumu; bana. [AH]
- menkelimezm.Birinci teklik kişi zamiri; ben.
- menikelimezm.Teklik birinci kişi zamirinin yükleme durumu; beni.
- mingkelimesf.Bin sayısı; 1000. [AH]
- ögkelimeis.Anlayış; vicdan; düşünce; bilinç; zekâ; akıl.
- okımakkelimef.Ok üzerine çentik atarak haber göndermek; davet etmek; çağırmak; davet etmek.
- olkelimezm.Üçüncü teklik şahıs zamiri; “o”.
- ölkelimeis.Nem; yaşlılık; rutubet; ıslaklık.
- olurmakkelimef.Oturmak; oturmuş olmak.
- öngkelimesf.Ön; önde; önce; mukaddem; evvel.
- ötmekkelimef.Geçmek; arasından geçmek; bir şeyden geçerek ulaşmak; aşmak.
- ötrükelimezf.Sonra.
- singürmekkelimef.İçine işletmek; içine akıtmak; batırmak.
- sözlemekkelimef.Söylemek; açıklamak; telaffuz etmek; konuşmak.
- talamakkelimef.Yağma ve talan etmek; yok etmek.
- tamukelimeis.Soğd.Cehennem; cehennemlik.
- tangkelimeis.Tan; şafak; sabah; gün ağarması; sabah vakti; fecir.
- taşgarukelimezf.Dışarıya; dışa doğru; dışarı.
- tegmekkelimef.Değmek; dokunmak; ulaşmak; nâil olmak; kazanmak; elde etmek; erişmek; yakalamak.