1. abarmakkelimef.eT.Almak; alıp götürmek.
  2. adamakkelimef.eT.Ad koymak; adlandırmak; söylemek.
  3. afkalamakkelimef.eT.Karıştırmak; alt üst etmek; kabartmak.
  4. ağdırmakkelimef.eT.Bir destek veya serene bağlamak suretiyle yukarılara tırmanmasını sağlamak. «Asmaları çardağa ağdırdı.»
  5. aktarmakkelimef.eT.Bir yerden başka bir yere götürmek; taşımak; göçermek.
  6. aldamakkelimef.eT.Aldatmak; bir kimseyi kandırmak; oyun etmek; yanıltmak.
  7. almakkelimef.eT.Bir nesneyi elle veya araçla tutup yerinden kaldırmak.
  8. anıklamakkelimef.eT.Hazır etmek, hazır duruma getirmek.
  9. anlamakkelimef.eT.Akıl ve zekâ yardımı ile bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret edildiğini kavramak; bilmek; algılamak; derk etmek.
  10. anmakkelimef.eT.Geçmişte olan bir olayı veya tanıdığı birini aklına getirmek; hatırlamak.
  11. aramakkelimef.eT.Birini veya bir şeyi bulmak için çalışmak.
  12. arkurtmakkelimef.eT.Kovmak.
  13. arnaşmakkelimef.eT.Dokunacak, örülecek bir şeye başlamak.
  14. aşılamakkelimef.eT.Vücutta bağışıklık sağlamak için aşı sıvısı vermek.
  15. asılandırmakkelimef.eT.Yararlandırmak.
  16. aşıtmakkelimef.eT.Aşındırmak.
  17. aşmakkelimef.eT.Yüksekte bulunan bir engelin üzerinden öbür tarafa geçmek; bir şeyin üstünden geçmek.
  18. aşmakkelimef.eT.(Erkek hayvanlar için) dişisiyle çiftleşmek.
  19. atamakkelimef.eT.Kendi adına hareket etmek üzere birisini bir işte görevlendirmek; tevkil kılmak.
  20. avkalamakkelimef.eT.Avuç dolusu almak.
  21. avkamakkelimef.eT.Avuç içine alarak ovmak; çitilemek; ovalamak.
  22. avkımakkelimef.eT.Avuç içine alarak sıkmak; ovmak; ovalamak; çitilemek.
  23. avkırmakkelimef.eT.Çalmak; aşırmak.
  24. avkmakkelimef.eT.Eli ile ovalayarak küçük parçalara bölmek; ufalamak.
  25. avutmakkelimef.eT.Birinin acılarını, sıkıntılarını hafifletmek; teselli etmek, oyalamak.
  26. ayırtlamakkelimef.eT.Ayırıp çıkarmak; seçmek.
  27. ayıtlamakkelimef.eT.Ayıklamak; seçmek; temizlemek.
  28. ayıtmakkelimef.eT.Ayıklamak; seçmek; temizlemek.
  29. azgurmakkelimef.eT.Yanlış yola götürmek; azdırmak; saptırmak; ayartmak.
  30. bağdalamakkelimef.eT.Güreşte bacaklarını, rakibinin bacaklarına sararak yere düşürmek; güreşte çelme takmak.
  31. bağlamakkelimef.eT.İp veya tel benzeri bir şeyi etrafında dolayıp düğüm yaparak tutturmak.
  32. batırmakkelimef.eT.Bir şeyin, bir sıvının veya yumuşak bir maddenin içine girmesini ve gömülmesini sağlamak.
  33. bayımakkelimef.eT.Büyü ile gözünü bağlamak; büyülemek.
  34. baymakkelimef.eT.Kelepçelemek; bağlamak; bent etmek; ipe vurmak.
  35. bedürmekkelimef.eT.Büyütmek.
  36. beğlemekkelimef.eT.Bey edinmek; kendisine bey olarak seçmek.
  37. bekilemekkelimef.eT.(Kapı, pencere vb. için) sürgülemek.
  38. bekletmekkelimef.eT.Bağlatmak; hapsettirmek.
  39. bellemekkelimef.eT.Öğrenip akılda tutmak; ezberlemek; öğrenmek.
  40. belürtmekkelimef.eT.Ortaya çıkarmak; belirtmek; izhar etmek.
  41. bezemekkelimef.eT.Süslemek; tezyin etmek, dekore etmek. [Yüknekî]
  42. bezetmekkelimef.eT.Birine bezeme işi yaptırmak; nakşettirmek; süsletmek; .
  43. biçmekkelimef.eT.Herhangi bir nesneyi istenilen özellikte kesmek; . [Yüknekî]
  44. bıdamakkelimef.eT.Budamak.
  45. biletmekkelimef.eT.Birine bileme işini yaptırmak.
  46. bingemekkelimef.eT.Birbiri üstüne koymak; yığmak.
  47. boğmakkelimef.eT.Boğazını sıkmak suretiyle nefes almasını engelleyerek öldürmek.
  48. boklamakkelimef.eT.kabaBir işi kötü duruma getirmek.
  49. boşamakkelimef.eT.Bırakmak; terk etmek; ayrılmak.
  50. boyamakkelimef.eT.Üzerine boya sürerek veya boya içine batırarak renklendirmek.