182 madde
- akurkelimeis.eT.Yamaçlara yapılan düz ve yan yol.
- altınkelimeis.eT.Atom numarası 79, atom ağırlığı 197.2, özgül ağırlığı 19.5 gr/cm3 olan, 1064 ºC’de ergiyen, parlak sarı renkte, yoğun, inceltilebilen, havadan ve…
- anakelimeis.eT.Çocuğu olan kadın; anne.
- anaçkelimeis.eT.Yavru verecek çağa gelmiş hayvan.
- angıtkelimeis.eT.Kanatları kiremit renginde, ördeğe benzer bir tür kuş; angut.
- aralıkkelimeis.eT.İki nesne arasındaki açıklık; ara; mesafe; .
- atlıkelimeis.eT.Ata binmiş kişi; binici; süvari; sipahi.
- ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
- ayazkelimeis.eT.Açık, bulutsuz hava, .
- aydınkelimeis.eT.Aylı gece.
- ayrukkelimee.eT.Başka; ayrı; diğer; gayri; maada.
- bağdaşkelimeis.eT.Ayaklarını karşılıklı uyluklarının altına alarak bir çeşit yere oturma biçimi; bağda, bağdaç, bardaç.
- balakelimeis.eT.Kuş yavrusu; palaz; yavru; .
- başkelimeis.eT.Beyin ve dört duyu organının, dokunma duyusunun bir kısmının, sindirim ve solunum organlarının başlangıcının bulunduğu, insan vücudunun en üst kısmı;…
- batıkelimeis.eT.Güneş'in battığı taraf; garp; gün batısı; mağrip; batsıg.
- berikelimeis.eT.Konuşana göre önündeki uzaklıklardan kendisine en yakın olanı; .
- bıcılgankelimeis.eT.Atların ve sığırların tırnak kökünde meydana gelen sulu yara.
- birkelimeis.eT.Sayma sayılarının ilki. [Yüknekî]
- bitevkelimezf.eT.Tamamen; hepsi; tümden.
- biteviyekelimezf.eT.Sürekli, durmadan.
- boğanakkelimeis.eT.Fırtına sırasında görülen hortum; kasırga.
- bokkelimeis.eT.Yeşil küf.
- borukelimeis.eT.Bir yerden başka bir yere sıvı veya gaz akıtmaya yarar, içi boş, uçları açık, dar ve uzun yuvarlak nesne.
- bozkelimeis.eT.Açık toprak rengi.
- böbrekkelimeis.eT.Kandaki zararlı maddeleri süzen, idrar salan, karın bölgesinin arkasında omurganın iki yanında birer tane bulunan fasulye biçiminde organ.
- Bulgarkelimeis.eT.Bugün Kazan Türkleri olarak adlandırılan İdil (Volga) havzasında yaşayan bir Türk boyunun geçmişteki adı.
- bulutkelimeis.eT.Havanın üst katlarında, katı veya sıvı su damlacıklarının meydana getirdiği küme.
- bumuzkelimeis.eT.Üzüntü; keder.
- buncağızkelimeis.eT.“Bu zavallıcık” anlamında acıma duygusu ifade eder.
- ciynakkelimeis.eT.Tırnak; pençe.
- çakmakkelimeis.eT.Ateş elde etmeye yarar küçük mekanik, manyetik ya da elektrik tutuşturmalı alet.
- çalpakkelimeis.eT.Kir; pislik.
- çekirdekkelimeis.eT.Etli meyvelerin içinde bulunan odunsu bir kabukla örtülü tohum.
- çıtırkelimesf.eT.Çamaşır kili.
- çoğaçkelimeis.eT.Güneş; gün ışığı.
- çoturkelimesf.eT.Çamaşır kili.
- çovaçkelimeis.eT.Güneş; gün ışığı.
- dankelimeis.eT.Hayret; şaşma; taaccüp.
- dansukkelimesf.eT.Şaşılacak.
- dazkelimeis.eT.Saçların dökülmesine yol açan hastalık; kellik.
- delükelimeis.eT.Deli.
- demirkelimeis.eT.Dayanıklı, dövülerek yassılaştırılabilen, tel olarak çekilebilen, nemli havada oksitlenerek paslanan, alaşım, çelik ve dökme biçimlerinde sanayide…
- denkkelimeis.eT.Yük hayvanlarının iki tarafına yükletilen yükün her biri; içi dolu çuval.
- depükkelimeis.eT.Tekme; tepik.
- derikelimeis.eT.İnsanlarla hayvanların bütün vücudunu örten kıl, pul gibi maddelerle kaplı koruyucu dış tabaka.
- dığakelimeis.eT.Yaşını küçük gösteren beş altı yaşındaki sığır.
- dığrakkelimeis.eT.Erken olgunlaşan, sarı renkli, kısa saplı bir buğday türü.
- dibkelimeis.eT.Dip.
- dibelekkelimezf.eT.Büsbütün; tamamıyla; ebedî.
- dibelikelimezf.eT.Örnek olarak; örneği.