- açıkkelimesf.eT.Açılmış olan; katlı, sarılı, örtülü, kapalı durumda olmayan.
- akkelimesf.eT.Gün ışığının bütün renklerini yansıtan; süt renginde olan; beyaz.
- alakelimesf.eT.Yer yer siyah, yer yer de beyaz kısımları bulunan renk; siyahlı beyazlı.
- alçakkelimesf.eT.Yüksek olmayan; yerden yüksekliği az olan; aşağıda olan.
- anarıkelimesf.eT.Çabuk; tez.
- artıkkelimesf.eT.Yenilip içilen şeyden, kullanılan, harcanan maldan geriye kalan; fazla.
- aydaşkelimesf.eT.Zayıf; cılız.
- bağlıkelimesf.eT.Bağlanmış olan.
- bayıkkelimesf.eT.(Söz için) doğru; gerçek.
- bozkelimeis.eT.Açık toprak rengi.
- bökelimeis.eT.Zehirli örümcek; tarantula.
- buçukkelimesf.eT.(Sayı sıfatlarından sonra geldiğinde) yarım; yarı. .
- busarıkkelimesf.eT.(Hava için) dumanlı; sisli.
- çakırkelimesf.eT.Mavi benekli gri; mavimsi; yeşile çalan mavi.
- çalpırakelimesf.eT.Pis, kötü (kadın).
- çarkakkelimesf.eT.Gevşek; yerinden oynamış.
- çiğkelimesf.eT.Pişmemiş.
- çilkelimesf.eT.Alaca renkli; benekli.
- dayaklıkkelimesf.eT.Dayak olarak kullanmaya uygun.
- daylankelimesf.eT.(Kişi için) boylu boslu; gürbüz; güçlü kuvvetli.
- değirmikelimesf.eT.Yuvarlak, çember biçiminde olan.
- deşikkelimesf.eT.Deşilmiş; karıştırılmış.
- dikikelimesf.eT.Biraz; bir parça.
- dinçkelimesf.eT.(Kişi için) sağlıklı ve güçlü.
- dinekkelimesf.eT.(Hayvan için) dik ve sivri boynuzlu.
- dirikelimesf.eT.Yaşayan, canlı olan.
- doncakkelimezf.eT.Üzerinde yalnızca iç çamaşırı kalmış olarak.
- dölekkelimesf.eT.Sükûn ve asayiş içinde; itaatli; sakin; huzurlu.
- dörekkelimesf.eT.(Çocuk için) yaramaz.
- düşkelimesf.eT.Denk; akran; aynı derecede olan.
- düşükkelimesf.eT.Düşme eylemine uğramış olan; düşmüş olan.
- düzkelimesf.eT.Yatay durumda olan; dik veya eğik olmayan.
- ekdikelimesf.eT.bknz. ekti
- eksikkelimesf.eT.Bir şeyin tam olabilmesi için gerek duyulan.
- eprikkelimesf.eT.Yıpranmış; eskimiş; erimiş, dağılmış.
- ergenkelimesf.eT.Olgunlaşmış; olmuş.
- eskikelimesf.eT.Geçmişte kalan.
- ezikkelimesf.eT.Ezilmiş.
- gönüllükelimesf.eT.Zor bir işi kendisine hiçbir baskı olmadan kendi içinden geldiği için üstlenen veya yapan. .
- görkemkelimesf.eT.Gösterişli; heybetli.
- göynükkelimesf.eT.Yanık; az yanmış; kızarmış.
- ibikkelimeis.eT.Horoz, hindi gibi hayvanların başlarında bulunan etli kırmızı çıkıntı veya tüylerden yapılmış taç biçimindeki püskül.
- iğkelimeis.eT.Eksen; mihver; kutup.
- iğlekkelimesf.eT.Zayıf; güçsüz.
- iğlemekkelimef.eT.Zayıflamak; cılızlaşmak.
- iğlikelimesf.eT.Hastalıklı; zayıf.
- incikkelimesf.eT.(Vücut ve organlar için) incinmiş olan.
- kabakelimesf.eT.Kalın olan; ince olmayan.
- kaçakkelimesf.eT.Bulunması zorunlu olan yerde bulunmayan ya da gitmesi gereken yere gitmeyen kişi; firari.
- kamatkelimezf.eT.İnadına; özellikle.