- atamakkelimef.eT.Kendi adına hareket etmek üzere birisini bir işte görevlendirmek; tevkil kılmak.
- beklemekkelimef.eT.Sabit kılmak; hareketsiz bırakmak; tespit etmek.
- beklenmekkelimef.eT.Biri tarafından beklenir durumda bulunmak.
- bükmekkelimef.eT.Bir şeyi eğmek; kıvırmak.
- çapmakkelimef.eT.(At) koşturmak; sürmek.
- ilişmekkelimef.eT.Birbirine takılmak; yapışmak; tutuşmak.
- kanamakkelimef.eT.Kan almak; kan akıtmak; kan emmek.
- kavrulmakkelimef.eT.Kavurma işlemine uğramak.
- kavuşmakkelimef.eT.Birleşmek; yaklaşmak; karşılaşmak.
- kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
- sarılmakkelimef.eT.Bir kimseyi veya bir şeyi kolları arasına alıp sımsıkı tutunmak; kolları arasında tutmak; kollarını dolamak.
- tokuşmakkelimef.eT.Kafalarını birbirine vurmak; kafa kafaya vuruşmak.
- ulamakkelimef.eT.Yaklaştırmak; erdirmek; eriştirmek.
- yapmakkelimef.eT.İnşa etmek; kurmak; yaratmak.
- yaraşmakkelimef.eT.Uyuşmak; anlaşmak; yakışmak; layık ve münasip olmak.
- yemekkelimef.eT.Bir yiyeceği ağızda çiğneyerek yutup mideye indirmek.
- yüğürtmekkelimef.eT.Koşturmak.