1. istemekkelimef.eT.Arkasına düşmek; aramak; arzu etmek; araştırmak.
  2. itkelimeis.eT.Köpek.
  3. kabakkelimeis.eT.Sürüngen gövdeli, taze meyvesinden sebze yemeği ve olgunundan tatlı yapılan, bahçe ve bostanlarda yetiştirilen bir yıllık otsu bitki; (Cucurbita).
  4. kaçkelimesf.eT.Herhangi bir şeyin sayısını veya sayı ile ölçülebilen değerlerini öğrenmek için kullanılan soru sıfatı.
  5. kalakkelimeis.eT.Kale.
  6. kalkankelimeis.eT.Eskiden savaşçının, karşı saldırıdan kendini korumak için kullandığı çeşitli malzemeden yapılmış savunma aracı.
  7. kamçıkelimeis.eT.At, deve, sığırın erkeklik organı.
  8. kankelimeis.eT.Atardamar ve toplardamarlar içinde dolaşarak organizmanın bütün hücrelerine gerekli besin ve oksijeni ileten, oralardan topladığı atık maddeleri…
  9. kanamakkelimef.eT.Kan almak; kan akıtmak; kan emmek.
  10. kanatkelimeis.eT.Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan hareketli organ.
  11. kanmakkelimef.eT.Düşünce bakımından doyuma ulaşmak; ikna olmak; öylece bilmek; inanmak.
  12. kapkelimeis.eT.İçine, sıvı, gaz ve katı konulabilen her türlü çukur eşya.
  13. kapakkelimeis.eT.Kapların ağızlarını veya üstlerini örtmeye yarayan hareketli parça.
  14. karkelimeis.eT.Atmosferde bulunan su buharının donmasıyla meydana gelmiş, hafif tanecikler hâlinde uçuşarak yağan beyaz renkli su kristalleri.
  15. karakelimesf.eT.Güneş ışığının bütün renklerini soğurduğu için en koyu renkte olan; kömür renginde olan; siyah.
  16. karabaşkelimeis.eT.Gerdek gecesi gelinle beraber gönderilen hizmetçi; sağdıç kadın.
  17. karşıkelimeis.eT.Bir kimsenin görüş ve hareketlerine zıt tutum ve davranış; zıt; aksi; muhalif; muarız.
  18. kartkelimesf.eT.(İnsan için) yaşlanmış; yaşı ilerlemiş; gençliği gitmiş; ihtiyar.
  19. kaşkelimeis.eT.Göz çukuru üzerinde bir yay gibi uzanan, üzeri kıllarla kaplı çıkıntı. [Yüknekî]
  20. kaşakkelimeis.eT.Kındıra otu; halfa; kamış; saz.
  21. katkelimeis.eT.Üst üste konulmuş bulunan nesnelerin her bir parçası; tabaka.
  22. katırkelimesf.eT.Sağlam; pek.
  23. katmakkelimef.eT.Bir şeyin içine, üzerine veya yanına, niceliğini artırmak veya niteliğini değiştirmek için başka bir şey eklemek; karıştırmak; ilave etmek; eklemek;…
  24. kavukkelimeis.eT.Kabarcık.
  25. kayakelimeis.eT.Arazide ve dağların yamaçlarında yere gömülü sert ve büyük taş kütlesi.
  26. kaymakkelimef.eT.Geri dönmek; caymak.
  27. kepekkelimeis.eT.Tahıllar öğütüldükten sonra elek üzerinde kalan kabuk parçaları.
  28. kimkelimezm.eT..İnsanlar için kullanılan soru ve belirsizlik zamiri. [Yüknekî]
  29. kınamakkelimef.eT.Cezalandırmak.
  30. kirkelimeis.eT.Herhangi bir şeyin veya vücudun üzerinde meydana gelen veya biriken pislik tabakası; pislik. [Yüknekî]
  31. kirişkelimeis.eT.Sinir ve bağırsaktan yapılan tel çeşidi.
  32. kirpikelimeis.eT.Kirpigillerden sırtı sivri dikenlerle kaplı, düşmanlarından korunmak için tor top olabilen böcekçil, memeli bir hayvan, (Erinaceus europaus).
  33. kirpikkelimeis.eT.Göz kapağının kenarlarındaki kıllar ve bu kılların her biri; müje; müjgân.
  34. kışkelimeis.eT.(Kuzey yarım küre için) sonbahar ile ilkbahar arasında yer alan, yılın en soğuk ve yağışlı mevsimi; güneşin Oğlak dönencesine dik geldiği 22…
  35. kıskanmakkelimef.eT.Başkalarının üstünlüklerini, içinde bulundukları iyi şartları çekememek; haset etmek.
  36. kısmakkelimef.eT.(Güç, ses, yoğunluk, hacim vb. için) azaltmak; küçültmek; daha kısa yapmak; kısaltmak. .
  37. kıtıkkelimeis.eT.Pamuk.
  38. kızkelimeis.eT.Cinsiyet bakımından dişi olan çocuk veya genç kız çocuk.
  39. koçkelimeis.eT.Damızlık erkek koyun.
  40. konukkelimeis.eT.Birinin evine veya yanına geçici olarak kalmak üzere gelen kimse; misafir; mihman.
  41. kopmakkelimef.eT.(Tel, ip, halat vb. için) üzerine uygulanan çekme kuvveti dolayısıyla iki parçaya ayrılmak.
  42. koymakkelimef.eT.Bırakmak; terk etmek; yerleştirmek; dökmek; çalkalamak. [Yüknekî]
  43. kulkelimeis.eT.Yabancı ülkelerden tutulup getirilmiş, alınıp satılabilen köle veya karavaş; uşak; köle; erkek köle; esir. [Yüknekî]
  44. kulaçkelimeis.eT.Halk arasında pratik bir ölçü birimi olarak kullanılan, iki yana gerilerek açılmış iki kolun parmak uçları arasında kalan uzaklık.
  45. kulakkelimeis.eT.Başın iki yanında bulunan işitme ve denge duyusu organı. [Yüknekî]
  46. küpkelimeis.eT.Eskiden, şimdiki kadar plâstik ve metal kapların yaygın olmadığı dönemlerde yiyecek ve içecekleri koymak ve saklamakta kullanılan ağzı ve dibi dar,…
  47. kurtkelimeis.eT.Vücudunun iç ve dış kısmında hiçbir sert kısım bulunmayan, uzun gövdeli, ayaksız, bacaksız veya çok ilkel bacaklı küçük hayvanların genel adı;…
  48. kurtulmakkelimef.eT.Tehlikeli, öldürücü bir durumu atlatmak.
  49. kurumakkelimef.eT.Islaklığını veya nemini kaybederek kuru hâle gelmek. [Yüknekî]
  50. kutkelimeis.eT.Gökten ya da tanrısal bir kaynaktan yayılmış sıvı; hayat suyu; rahmet; bereket. [AH]