- sekizkelimesf.eT.Yedi ile dokuz arasında yer alan tam sayı.
- sınamakkelimef.eT.(Kişi veya mal için) herhangi bir ihtiyacı karşılayıp karşılayamayacağını ölçmek için denemeden geçirmek.
- sızmakkelimef.eT.(sı:zmak) Erimek; eriyip akmak.
- sormakkelimef.eT.Bir kimseye soru yönelterek ondan gerekli bilgiyi almak; sual etmek; cevap istemek.
- sürmekkelimef.eT.Kovmak; sürgün etmek uzaklaştırmak
- tağarkelimeis.eT.Çuval; torba; dağarcık; içerisine buğday ve başka şeyler konan nesne; geniş çuval; harar; dağar.
- taramakkelimef.eT.Dağıtmak.
- taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
- tekkelimesf.eT.Bir; yalnız.
- tekekelimeis.eT.Keçinin yetişkin ve damızlık erkeği.
- terskelimeis.eT.Güç olan her nesne.
- tetikkelimesf.eT.Akıllı; zeki; uyanık.
- tokkelimesf.eT.Açlığını gidermiş; karnı doymuş olan; aç olmayan.
- tükenmekkelimef.eT.Kalmamak; tümüyle bitmek; sona ermek; hiç kalmamak.
- tumşukkelimeis.eT.Gaga.
- tuzakkelimeis.eT.Yaban hayvanı ya da kuş avlamak için kurulan düzenek ya da bu iş için yapılmış araç.
- tuzakçıkelimeis.eT.Tuzak ile kuş tutan; tuzak kurucu.
- ulamakkelimef.eT.Yaklaştırmak; erdirmek; eriştirmek.
- ulaşmakkelimef.eT.Ulaşmak; bitişmek; yapışmak.
- ummakkelimef.eT.Olmasını istemek; beklemek; temenni etmek; özenmek; ümit etmek.
- usanmakkelimef.eT.Bir şeyin uzamasından ya da yinelenmesinden dolayı canı sıkılır olmak; bıkkınlık gelmiş olmak; katlanamaz olmak; bezmek; bıkmak.
- uzamakkelimef.eT.Uzunluğu artmak.
- yağmakkelimef.eT.Akmak; yağmak.
- yağmurkelimeis.eT.Gökten akan su; havaküredeki su buharının yoğuşarak damlacıklar hâlinde yere düşmesiyle oluşan yağış.
- yakakelimeis.eT.Uç; kıyı; sınır; hudut.
- yakınkelimesf.eT.Az bir uzaklıkla ayrılmış bulunan; uzak olmayan.
- yalvarmakkelimef.eT.Kendine acındırarak birinden bir şey yapmasını istemek; dileğini ısrarla istemek; saygılı biçimde bir şey istemek dileğinin yapılmasını istemek;…
- yapmakkelimef.eT.Kapatmak; örtmek.
- yarakkelimesf.eT.Yakışan; gereken; münasip; tav.
- yaraşmakkelimef.eT.Uyuşmak; anlaşmak; yakışmak; layık ve münasip olmak.
- yarınkelimeis.eT.Kürek kemiği; çiğin kemiği; omuz; sırt.
- yarınkelimeis.eT.İçinde bulunduğumuz günden hemen sonra gelecek olan gün; ertesi gün.
- yavaşkelimesf.eT.(Kişi, hayvan vb. için) yavaş; yumuşak huylu; sakin; uysal; halim; müşfik; rahîm.
- yığmakkelimef.eT.Nesneleri bir tepe oluşturacak biçimde üst üste koymak.
- yılkelimeis.eT.Yer’in, Güneş çevresinde bir dolanımına bağlı olarak ocak ayının birinde başlayıp aralık ayının otuz birinde sona eren on iki aylık uzlaşımsal dönem;…
- yoğunkelimesf.eT.Şişkin; çapı kalın; kaba; şişman; dolu; sıkı; çok.
- yüğürtmekkelimef.eT.Koşturmak.
- yüzkelimeis.eT.Bir şeyin üst kısmı; yüzey; satıh.