- ağızkelimeis.eT.Vücudun baş kısmının ön alt tarafında bulunan sindirim sisteminin başlangıcı, tat alma, nefes alıp verme ve konuşma gibi fonksiyonları yerine getiren…
- altılıkelimesf.Altı birimden meydana gelen.
- bağlama düzenideyimSazın akortlarından biri.
- bağlantıkelimeis.Bağlanma hâli.
- beşlikelimesf.Beş parçadan meydana gelmiş olan.
- bölümkelimeis.Bölünen bir bütünün parçalarından her biri.
- bozlakkelimeis.Orta ve Güney Anadolu’da söylenen bir tür uzun hava makamı.
- bozukkelimesf.Bozulmuş olan; kırık; yıkık.
- çanakkelimeis.Kilden yapılma yayvan ve küçük kap.
- çemberkelimeis.Far.Bir merkeze aynı uzaklıkta bulunan noktaların meydana getirdiği kapalı eğri; daire; halka.
- çengelkelimeis.Far.Üzerine bir şey asmaya veya bir şeyi bir yere tutturmaya yarayan ucu eğri kanca.
- çiftekelimesf.Far.İki adet olarak bulunan; ikili.
- çığırtmakelimeis.Bağırıp çağırma işini yaptırmak işi.
- çöörkelimeis.Çöğür.
- çükürkelimeis.Çöğür.
- dağarkelimeis.eT.Deriden yapılmış torba; büyük dağarcık.
- değişmekelimeis.Değişikliğe uğrama; değişmek eylemi.
- demkelimeis.Far.Soluk; nefes.
- dilkelimeis.eT.Ağız boşluğunda yer alan, arka kısmıyla ağız tabanına bağlanan, tat almağa, yutkunmaya ve konuşmaya yarar, çizgili kaslardan meydana gelmiş, uzun,…
- dilcikkelimeis.Küçük dil.
- dillendirmekkelimef.Dil sahibi yapmak.
- dizikelimeis.eT.Bir ipliğe veya tele sıralanmış nesnelerin meydana getirdiği bütün.
- dümbekkelimeis.Testi biçiminde bir toprak kap üzerine deri geçirilmek suretiyle yapılan bir usul çalgısı; dümbelek.
- dümbelekkelimeis.Kâse biçiminde ağzı deri kaplı bir usul çalgısı.
- durakkelimeis.Durma; dinlenme; çalışmaya ara verme.
- düzenkelimeis.Bir bütünü meydana getiren birçok öge arasında zaman, yer, mantık, güzellik, ahlâk vb. açılardan kurulmuş uyumlu bağlantı; düzgünlük.
- düzenlemekkelimef.Düzenli bir duruma getirmek; tanzim etmek; düzene sokmak.
- düzmekkelimef.eT.Düzeltmek; gereksiz ve çirkin yerlerini atmak.
- eşikkelimeis.eT.Bir kapı boşluğunun alt kısmına, taban eşilmek suretiyle yerleştirilmiş taş veya ahşap kiriş.
- fasılkelimeis.Ar.Bölüm; ayırım; kısım; devre.
- felekkelimeis.Ar.Gökyüzü; sema; göğün katları.
- gezinmekkelimef.Hoşça vakit geçirmek, eğlenmek amacıyla gezip dolaşmak.
- harekkelimeis.Yun.Telli müzik aletlerinde üzerinden tellerin geçirilmesine yarayan köprücük; eşik.
- horasankelimeis.Far.Elenmiş tuğla veya kiremit tozuna kireç, su ve yumurta akı karıştırılarak yapılan bir sıva harcı.
- hümayunkelimesf.Far.Kutlu; uğurlu; mutlu.
- iki tellideyimİki teli bulunan tamburaya benzer bir tür saz.
- ikilikkelimesf.İki tanesi bir arada bulunan.
- indirmekelimeis.Birinin veya bir şeyin yukarıdan aşağıya inmesini sağlama eylemi.
- kabakelimesf.eT.Kalın olan; ince olmayan.
- kara düzendeyimDüzensiz; gelişigüzel.
- kaşkelimeis.eT.Göz çukuru üzerinde bir yay gibi uzanan, üzeri kıllarla kaplı çıkıntı. [Yüknekî]
- kavalkelimeis.Çoğunlukla kamıştan yapılan, çobanların çaldığı, perdeli, yumuşak sesli, büyük bir düdük.
- kayabaşıkelimeis.Türk halk şiirinde anlam bakımından basit, dil yönünden ilkel bir tür koşma.
- kaydakelimeis.Ar.Müzik; ahenk; beste.
- köprükelimeis.Akarsu, dere gibi bir engel ile ayrılmış iki nokta arasında bağlantı kuran veya bir araç trafiği akışını başka bir araç trafiği akışı tarafından…
- mandalkelimeis.Yun.Kapı veya pencere kanadı, dolap kapağı gibi parçaları sabit tutmaya veya kapatmaya yarayan tahtadan veya madenden yapılmış parça.
- mayakelimeis.Türk halk müziğinden, sözleri doğaçlama olmakla birlikte ezgisi kalıplaşmış, kıtalarını ritmik bir nakaratın izlediği bir tür halk türküsü; uzun hava.
- nakışkelimeis.Ar.Resim; suret.
- oturtmakelimeis.Oturtmak eylemi.
- oyakelimeis.İğne, çatallı iğne, tığ gibi araçlarla ince iplikten örülen ve çoğunlukla kenar süsü olarak mendil, yemeni, çevre gibi eşyalarda kullanılan bir tür…