- badkelimeis.Far.Rüzgâr; yel.
- badekelimeis.Far.Şarap, içki.
- berzahkelimeis.Ar.İki şey arasındaki uzaklık; mesafe.
- bülbülkelimeis.Far.Sesinin güzelliğiyle tanınan, karatavukgillerden, vücudunun üst tarafı koyu alt kısmı açık, kuyruğu kızıl kahverengi, ötüşü çok berrak ve ahenkli,…
- ceberutkelimeis.Ar.Aşırı büyüklük.
- çarhkelimeis.Far.Tekerlek gibi bir eksen üzerinde dönen aygıt; çark.
- çarkkelimeis.Far.Makinelerde tekerlek biçimindeki hareketli parça.
- çilekelimeFar.Dervişlerin ruh temizliğine erişmek amacıyla, sakin ve temiz bir yere çekilerek kırk gün kırk gece ibadet ettikleri ve nefislerine perhiz…
- çivikelimeis.Bir şeyi bir yere tespite veya iki şeyi birbirine tutturmaya yarayan, bir ucu sivri, diğer tarafı yuvarlak başlı metal veya ağaç çubuk; mıh.
- deryā-yı rahmetdeyimRahmet denizi.
- deyrkelimeis.Ar.Manastır; kilise.
- düşkünkelimesf.Birine veya bir şeye kendisini aşırı vermiş veya ona çok bağlanmış olan; müptelâ, bağlı.
- garipkelimesf.Ar.Kimsesiz ve acınacak durumda olan; zavallı.
- gönülkelimeis.Yürek.
- hakikatkelimeis.Ar.Çelişkisiz ve yalansız; doğru; akla ve mantığa, düşünme yasalarına uygun.
- hâlkelimeis.Ar.Bir nesnenin nitelikleri ile içinde bulunduğu koşulların tümü; vaziyet.
- halifekelimeis.Ar.Birinden sonra yüksek bir makama geçen kimse; halef olan.
- hamkelimesf.Far.(Meyve için) yeteri kadar olgunlaşmamış.
- hammarkelimeis.Ar.Şarap yapan veya satan kimse; şarapçı.
- köçekkelimeis.Kadın kılığına girerek eğlence yerlerinde zil, çalpara vb. çalıp oynayan erkek.
- kutupkelimeis.Ar.Yoğunluk merkezi; eksen; toplanma noktası.
- kuzulukkelimeis.Kuzu konulan yer; kuzu barınağı; kuzu ağılı.
- lokmakelimeis.Ar.Ağza bir defada götürülebilecek büyüklükte katı yiyecek miktarı; küçük bir yiyecek parçası; sokum.
- marifetkelimeis.Ar.Herkesin yapamayacağı bir işi yapma; ustalık; hüner; uzmanlık.
- menzilkelimeis.Eskiden kervanların, posta arabalarının, yolcuların, yolculukta konakladıkları, geceyi geçirdikleri veya dinlendikleri yer; konak yeri; konak.
- meydankelimeis.Ar.Geniş, düz ve açıklık yer; alan; saha.
- meyilkelimeis.Ar.Belirli bir düzlemle dik açı yapmadan duran şeyin durumu; eğim; eğiklik.
- mücahedekelimeis.Ar.Savaşma; çarpışma.
- mürşitkelimesf.Ar.Doğru yolu gösteren; irşat eden; uyaran; rehber; kılavuz.
- mütecerridkelimesf.Ar.Soyunan; çıplak; soyunmuş.
- nazarkelimeis.Ar.Gözleri bir kimse veya nesne üzerine çevirme; göz atma; bakma; bakış.
- ölükelimesf.(Canlı varlık veya organ için) yaşamı sona ermiş olan; ölmüş olan; cansız.
- pirkelimeis.Far.Yaşlı; çok yaşlı; koca; ihtiyar.
- postkelimeis.Far.Memeli hayvanların tüylü derisi.
- riyazetkelimeis.Ar.Züht ve takva amacıyla dünya zevklerinden, dünya işlerinden el etek çekme; nefsini kırma.
- ruhkelimeis.Ar.Bedende, vücuttan ayrı olarak bulunduğuna inanılan maddesiz varlık ilkesi; hayatın özü; can; manevi benlik.
- sanemkelimeis.Ar.Put.
- soyunmakkelimef.Üzerinde bulunan elbiseleri çıkarmak; kendi kendini soymak.
- tarikkelimeis.Ar.Yol; sokak; cadde.
- televvünkelimeis.Ar.Renklenme.
- tercümankelimeis.Ar.Bir dilde söylenen sözü başka bir dile sözlü olarak çeviren kimse; çevirmen; dilmaç.
- teslimkelimeis.Ar.Tehlikeden kurtarma; koruma.
- yoklukkelimeis.Yok olma durumu; bulunmama hâli; adem; gaybubet; fıkdan.
- yolkelimeis.Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmeyi sağlayan hat; tarik.
- zaviyekelimeis.Ar.Köşe.
- zevkkelimeis.Ar.Bir isteğin yerine getirilmesinden, hoşa giden veya çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu; hoşnutluk; haz.