- batakkelimeis.Üzerine basıldığı zaman çöken çamurlaşmış toprak.
- doğum sancısıdeyimDoğum yaparken annenin duyduğu sancı.
- doldurmakkelimef.eT.Dolgunlaştırmak.
- düşükkelimesf.eT.Düşme eylemine uğramış olan; düşmüş olan.
- evrekelimeis.Tekrar.
- ezikkelimesf.eT.Ezilmiş.
- felçkelimeis.Ar.Sinir ve kas bozukluğundan ileri gelen hareketsizlik veya hareket bozukluğu; inme; nüzul.
- habercikelimeis.Haber getirip götüren, haber niteliğinde bilgi taşıyan kimse; ulak.
- histerikelimeis.Yun.Sinir buhranları veya çırpıntılarla dışa vuran sinir bozukluğu; isteri.
- inkıbazkelimeis.Ar.Toplanma; büzülme.
- isterikelimeis.Fr.Daha çok genç kız ve kadınlarda görülen, zekânın, duyarlılığın ve davranışların geçici olarak bozulmasıyla ortaya çıkan ağlama, çırpınma ve çığlık…
- kan kaybetmekdeyimDamarlardaki kan, iç veya dış kanama sonucu, hayatı tehlikeye sokacak biçimde dışarı akmak.
- kan kusmakdeyimKusma sırasında ağzından kan gelmek.
- kansızkelimesf.Kanı olmayan.
- kansızlıkkelimeis.Kansız olma durumu.
- karın ağrısıdeyimKarında duyulan ağrı.
- kızılkelimesf.Çok kırmızı olan; parlak kırmızı olan; kızıl renk.
- kisekelimeis.Far.Kese; torba.
- kökkelimeis.eT.Asıl; kaynak; temel. [Yüknekî]
- kronikkelimeis.Yun.Olayların tarih veya oluş sırasına göre yazıldığı tarih; ruzname; vakayiname.
- lekekelimeis.Far.Kirliliği gösteren iz; kir izi.
- nesnelkelimesf.Nesne ile ilgili; nesneye ilişkin olan.
- odakkelimeis.Uzaktaki bir ışık veya ısı kaynağından yayılan ışın ve ısı demetlerinin bir optik araç yardımıyla toplandığı nokta; mihrak; büyütecin ateş yaktığı…
- operasyonkelimeis.Lat.İşlem.
- örümceklenmekkelimef.Örümcekler tarafından ağ yapılmak; örümcek ağları ile dolmak; örümcek bağlamak.
- parçakelimeis.Far.Bir bütünden alınan, bölünen, ayrı sayılan veya arta kalan kısım; bölüntü.
- patlamakelimeis.Patlamak eylemi.
- peklikkelimeis.Sertlik; katılık.
- perdekelimeis.Far.Işığı, görüşü kesmek, gürültüyü, rüzgârı, soğuğu engellemek gibi değişik amaçlarla bir açıklık, çoğunlukla da pencere önüne asılan hareketli…
- sıyırmakkelimef.Hızlı sürtünmek suretiyle bir şeyin üzerinden küçük bir parça koparmak.
- sızmakelimeis.Sızmak işi.
- solukkelimeis.Soluma sırasında akciğerlerden gelen, ağız ve burun boşluklarından dışarı atılan hava; nefes.
- tablokelimeis.Fr.Üzerine resim yapılmış çerçeveli levha; bu şekilde yapılmış resim.
- tamponkelimeis.Fr.Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir maddeden yapılmış tıkaç.
- taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
- tedavikelimeis.Ar.Kendi kendini iyileştirme.
- tefessühkelimeis.Ar.Çürüyerek dağılma; çürüme; kokuşma.
- temizlemekkelimef.Bir yeri veya nesneyi kirleten şeylerden arındırmak; temiz duruma getirmek; arındırmak; arıtmak; paklamak.
- tetavülkelimeis.Ar.Uzama; uzun olma.
- tipkelimeis.Yun.Aynı cinsten varlıkların veya nesnelerin tümünün temel özelliklerini büyük ölçüde kendinde toplayan kalıplaşmış ideal örnek.
- uyuşturmakkelimef.Bedenin bir bölümünün ya da bir organın duyarsızlaşmasına, duyarsızlaşmasına neden olmak; hissetmez duruma getirmek.
- yırtıkkelimesf.Yırtılmış olan.