- aşırmakelimeis. sf.Aşırmak suretiyle yapılan; aşırtma.
- ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
- bilezikkelimeis.Süs için bileğe takılan değerli madenlerden yapılmış halka.
- çekmekkelimef.Bir cismi, başka bir cisim kendisinde var olan kuvvetin etkisi ile harekete geçirmek, yürütmek; asılmak.
- dalmakkelimef.eT.Gücünü yitirmek.
- delikkelimeis.Delinmiş, yırtılmış yer.
- dıragonkelimeis.Fr.Hafif süvari (2. Abdülhamid zamanında kurulan bir süvari alayı.).
- dinamokelimeis.Fr.Mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren aygıt; elektrojeneratör.
- duvarkelimeis.Far.Bir yapının dış yanları.
- elemekkelimef.eT.Tane veya toz hâlinde bulunan maddeleri, kabasını incesinden ayırmak veya içindeki yabancı maddeleri ayıklamak için elek, kalbur, gözer gibi…
- faulkelimeis.İng.Ayıp; çirkin.
- frikikkelimeis.İng.Serbest vuruş.
- görmekkelimef.eT.Göz aracılığı ve ışık yardımıyla nesneleri algılamak.
- grekoromenkelimeis.Fr.Belden aşağı tutmamak, ayaklarla oyun yapmamak gibi kuralları olan bir tür güreş.
- halkakelimeis.Ar.Ortası boş daire biçiminde herhangi bir şey.
- kazıkkelimeis.Yere veya bir yere çakmak, saplamak amacıyla ucu sivriltilmiş odun parçası.
- kesmekkelimef.Kesici aletlerle kesip parçalara ayırmak. [Yüknekî]
- koridorkelimeis.Lat.Bir eve girişi veya bir kattaki odaların birbirine bağlantısını sağlayan dar geçit; geçenek.
- sepetkelimeis.Far.Saz, kamış, ince dal vb. şeylerden örmek suretiyle yapılmış, genellikle yiyecek ve eşya taşımakta kullanılan saplı veya sapsız gereç.
- sıkıştırmakkelimef.Dar bir yere zor kullanarak çok sayıda kimse veya nesneyi sığdırmak; tıkmak; sokmak; yerleştirmek.
- uzatmaları oynamakdeyimFutbol karşılaşmalarında, çeşitli sebeplerle karşılaşmadan sayılmayan bekleme sürelerinin toplamını, 90 dakikalık sürenin üzerine eklemek.