sıkıştırmak
kelimef.Köken
sık-ış-tır-mak
Anlamlar
- 1
Dar bir yere zor kullanarak çok sayıda kimse veya nesneyi sığdırmak; tıkmak; sokmak; yerleştirmek.
- 2
Bir şeyi sıkıca duracak biçimde bir yere yerleştirmek ya da baskıyla orada tutmak.
- 3
Gevşek veya seyrek durumda bulunan nesneleri birbirine yaklaştırıp sıkı duruma getirmek; toprağın sertleşmesini sağlamak.
- 4
Bir şeyin sıkışmasına ya da ezilmesine neden olmak.
- 5
Bir şeyi dar bir yere uygun biçimde yerleştirmek.
- 6
Bir kimseyi iterek dar bir yerde serbestçe hareket edemez duruma getirmek.
- 7
Yetersiz bir zaman dilimi içinde bir işi gerçekleştirmeye çalışmak; sığıştırmak.
- 8
Başka işler arasında yapıp ortaya koymak.
- 9
Birini acele etmeye, çabuk davranmaya zorlamak.
- 10
Birine isteyip istemediğine bakmaksızın bir şeyi vermek; eline tutuşturmak; başkalarına sezdirmeden vermek.
- 11
Kaçmasını önleyecek biçimde çevresini sarmak; kuşatmak; çevirmek; kıstırmak.
- 12
mecaz.Birine bir şeyi yapması için baskı uygulamak; zorlamak.
- 13
Birini cevap vermede, karar vermede güç bir duruma sokmak; ne cevap vereceğini bilemez duruma getirmek.
- 14
argo.Elle sarkıntılık etmek.
- 15
spor.Bir koşucunun koşmasını engelleyecek biçimde yolunu kapatmak.
- 16
(Av için) av köpekleri ile uzun süre kovaladıktan sonra avcıya yakın bir yerde kaçamayacak biçimde tutmak.