- almakkelimef.eT.Bir nesneyi elle veya araçla tutup yerinden kaldırmak.
- bölmekkelimef.Bir bütünü iki ve daha çok parçalara ayırmak; taksim etmek.
- çarpmakkelimef.(Bir şeyi) hızla bir yere vurmak.
- çıkarmakkelimef.eT.Bir şeyin çıkmasını sağlamak; içerden dışarıya hareket ettirmek.
- çıkmakkelimef.Bir yerden, bir yerin içinden dışarı varmak. : Evden çıktılar.
- çizmekkelimef.Çizgi çekmek.
- çözmekkelimef.eT.Bağlı olan bir şeyin düğümünü açmak; bağından kurtarmak.
- darbetmekkelimef.Ar.Para basmak; paraya damga vurmak.
- doğrulaştırmakkelimef.Bir yayın uzunluğunu bulmak.
- dönüştürmekkelimef.Dönüşmesini sağlamak.
- etmekkelimef.eT.Bir durumu ortaya çıkarmak.
- halletmekkelimef.Ar.Çözmek.
- harmanlamakkelimef.Harman hâline getirmek.
- indirgemekkelimef.Azaltmak.
- indirmekkelimef.Birinin veya bir şeyin yüksekten veya yukarıdan aşağıya inmesini sağlamak.
- irdelemekkelimef.eT.Bir konunun ele alınıp incelenmesi gereken bütün yönlerini tek tek değerlendirip incelemek; tetkik etmek.
- kesişmekkelimef.Birbirini kesmek.
- oluşturmakkelimef.Oluşmasını sağlamak; meydana getirmek; teşekkül ettirmek; tekvin etmek.
- parametrelemekkelimef.Parametreli bir eğri veya yüzey belirlemek.
- sağlamakkelimef.Sağlamlaştırmak; sağlama bağlamak.
- sıfırlamakkelimef.Bir denklemde bilinen ve bilinmeyen nicelikleri eşitliğin bir tarafında toplamak; sıfıra eşitlemek.
- sınırlamakkelimef.Sınırlarını belirlemek.
- taşımakkelimef.Bir şeyi, elinde, kucağında ya da sırtına alarak bir yerden başka bir yere götürmek.
- toplamakkelimef.Buruşturarak top gibi yapmak.
- uygulamakkelimef.İki şeyi üst üste gelecek biçimde yerleştirmek; üst üste getirmek; bir şeyin üstüne koymak; aplikasyon yapmak.
- vurmakkelimef.eT.Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere, birine, bir şeye hızla indirmek.
- yakınsamakkelimef.Yakınsak durum almak.
- yalınlaştırmakkelimef.Yalın duruma getirmek; sadeleştirmek.
- yükseltmekkelimef.Yüksekliğini artırmak; yüksek konuma getirmek.
- zarflanmakkelimef.Zarfın içine konulmak; zarfa yerleştirilmek.