taşımak

kelimef.

tāş > taş-ū-mak > taşı-mak

  1. 1

    Bir şeyi, elinde, kucağında ya da sırtına alarak bir yerden başka bir yere götürmek.

  2. 2

    Bir şeyi, çeşitli araçlar kullanarak yerini değiştirmek; nakletmek.

  3. 3

    İnsanların, yüklerin bir taşıt yardımıyla başka bir yere götürülmelerini sağlamak.

  4. 4

    (Su, elektrik, doğal gaz vb. için) kaynak ya da depodan kullanılacağı yere iletimi sağlamak; bir yerden bir yere aktarmak.

  5. 5

    (Kurum, iş yeri, ev vb. için) eski yerini bırakarak yeni bir yer ya da binada işlevini sürdürecek biçimde yeniden düzenlemek; yer değişikliği yapmak; nakletmek.

  6. 6

    (Sel, rüzgâr, dalga, akıntı vb. için) toz, toprak, çakıl, tohum, yaprak vb.ni sürükleyip götürmek.

  7. 7

    (Kişi, nesne için) bir şeyin, yükün ağırlığını çekebilmek; kaldırmak.

  8. 8

    (Kolon, kiriş, destek, tekerlek, vida vb. için) yerinde tutmak; ağırlığını yüklenerek destek görevi yapmak; dayanağı olmak.

  9. 9

    Sürekli olarak üzerinde bulundurmak; takmak; giyinmiş olmak.

  10. 10

    (Kadın ve dişi hayvanlar için) gebelik döneminde olmak; karnında yavrusu, bebeği olmak.

  11. 11

    (Ad, unvan vb. için) o ad ve unvanla bilinir, çağrılır olmak.

  12. 12

    (Nesne için) ona sahip olmak; özellik olarak kendinde bulundurmak.

  13. 13

    mecaz.(Sorumluluk vb. soyut kavram için) o duyguya sahip olmak; bilincinde olmak; duymak; hissetmek.

  14. 14

    (Belirti, iz vb. için) üzerinde yazılı ya da kazılı olmak; sonuçlarından o şey olduğu anlaşılmak.

  15. 15

    mat.Örnek olarak çizilmiş bir geometrik şekli, başka bir ortama gönye, pergel ve cetvel kullanarak çizmek.

  16. 16

    mecaz.Çekmek; katlanmak.

  17. 17

    Üzerinde veya içinde bulunur olmak. O günkü tarihi taşıyan bir mektubu...