500+ madde
- girmekkelimef.eT.Dış sayılan yerden veya ortamdan içeri geçmek; sınır veya kapı gibi belirlenmiş yerlerden iç kısma doğru ilerlemek; duhul etmek.
- kökkelimeis.eT.Asıl; kaynak; temel. [Yüknekî]
- uçkelimeis.eT.Bir şeyin bitim noktası, son; baş; tepe; nihayet.
- serbestkelimesf.Far.Başı bağlı; gizli; örtülü.
- sulukelimesf.Suyu olan; içinde su bulunan.
- toprakkelimeis.Yer kabuğunun atmosferin etkisi ile dağılıp organik maddelerle karışması ile meydana gelen canlıların yaşamasına elverişli yüzeysel tabakası.
- çözmekkelimef.eT.Bağlı olan bir şeyin düğümünü açmak; bağından kurtarmak.
- seçmekkelimef.Ayırmak.
- zincirkelimeis.Far.Birbirine geçmiş madenî halkalardan oluşan bağ.
- hululkelimeis.Ar.(Zaman, mevsim için) gelme; erişme; başlama.
- ikilikelimesf.İki parçadan oluşan.
- ürünkelimeis.Doğada herhangi bir faaliyet sonucu meydana gelen şey; mahsul; (1935).
- saldırmakkelimef.eT.Zarar vermek amacıyla şiddet eyleminde bulunmak; hücum etmek.
- tanekelimeis.Far.Tek başına bir varlık olarak ele alınıp birim sayılan nesnelerden her biri; sayı birimi olarak kullanılan nesnelerin bir teki; adet.
- çiçekkelimeis.eT.Üstün yapılı, tohumlu bitkilerin bir kılıfla çevrili üreme organlarını taşıyan, parlak renkli, güzel ve gösterişli, hoş kokulu bölümü.
- dinginkelimesf.Durgun; kımıldamayan; sakin; dalgasız.
- ilgikelimeis.eT.Engel; mania.
- patlamakelimeis.Patlamak eylemi.
- doğalkelimesf.Doğaya ilişkin; doğada var olan; tabiî.
- hazırlamakkelimef.Bir şeyi kullanılabilecek, yararlanılabilecek duruma getirmek.
- ikamekelimeis.Ar.Ayağa kaldırma; ayakta durdurma; dikeltme.
- mutlakkelimesf.Ar.Serbest bırakılmış; salıverilmiş.
- birleşmekkelimef.Ayrı nesneler iken bir araya gelerek tek olmak; bütün oluşturmak.
- altınkelimeis.eT.Atom numarası 79, atom ağırlığı 197.2, özgül ağırlığı 19.5 gr/cm3 olan, 1064 ºC’de ergiyen, parlak sarı renkte, yoğun, inceltilebilen, havadan ve…
- damlalıkkelimeis.Sıvıyı damla hâlinde akıtmak için özel olarak yapılmış bir ucu kauçuk başlıklı, diğer ucu sivri cam veya metal gereç.
- derecekelimeis.Ar.Artmakta veya eksilmekte olan şeyin aştığı durumlardan her birisi; basamak; aşama; rütbe; mertebe.
- formülkelimeis.Lat.Bazı durumları, olguyu kurallar biçiminde ortaya koyan değişmez söz kalıbı.
- intişarkelimeis.Ar.Yayılma; dağılma.
- kolonkelimeis.Fr.Sütun.
- nötrkelimesf.Lat.Yansız; tarafsız.
- tortukelimeis.Bozulma ya da dinlenme sebebiyle bazı sıvıların dibinde oluşan koyu birikinti.
- kaynaşmakkelimef.Ayrılmayacak biçimde yapışmak; bitişmek; birleşmek.
- muamelekelimeis.Ar.Davranış biçimi; davranma; tutum.
- yansızkelimesf.(Tutum ve davranışlar için) bir anlaşmazlıkta taraflardan herhangi birinin yanında yer almayan; birinden yana olmayan; bir düşünce ya da isteğe…
- bakırkelimeis.Esmer kızıl renkte, ısı ve elektriği iyi ileten, dövülerek şekillendirilebilecek yumuşaklıkta, atom numarası 29, kütlesi 63,34, ergime sıcaklığı 1084…
- bireşimkelimeis.Parça veya ögelerin bir araya getirilip birleştirilmesi.
- mertebekelimeis.Ar.Derece; aşama.
- ornatmakelimeis.Ornatmak eylemi ve durumu; ikame etme.
- tanelemekkelimef.Taneli bir şeyin tanelerini ayırmak.
- yanmakelimeis.Yanmak eylemi.
- bileşikkelimesf.Oluşumunda çeşitli madde, cisim veya değişik ögeler bulunan nesne; mürekkep, (1942).
- arıtıcıkelimesf.Arıtma işini yapan.
- ayırmakelimeis.Ayırmak işlemi ve eylemi.
- dağılımkelimeis.Bölünerek birbirinden ayrılma.
- dinginleşmekkelimef.Dingin duruma gelmek.
- dönüşümkelimeis.Bir biçimden başka bir biçime girme olgusu; dönüşme eylemi.
- doymuşkelimesf.Açlığını gidermiş; tok.
- etkenkelimesf.Etki yapan; müessir; faktör; muharrik, (1935).
- fonksiyonkelimeis.Fr.Bir kimsenin veya herhangi bir nesnenin kendine özgü eylemi; işlev.
- kinetikkelimesf.Yun.Hareketle ilgili; harekete ait.