500+ madde
- mudikelimesf.Ar.Emanet bırakan; veren.
- muhaceretkelimeis.Ar.Bir yerden başka bir yere gidip yerleşme; göç.
- muhacirkelimeis.Ar.Yerleşmek amacıyla başka bir ülkeye giden kimse; göçmen.
- muhakemekelimeis.Ar.Bir sonuca ulaşmak amacıyla mantıksal ilke ve bağlara göre düşünme; bir konuyu zihinde iyice düşünüp inceleyerek karar verme; akıl yürütme; usa vurma.
- muhakkikkelimesf.Ar.Bir olayın veya durumun gerçeğini araştırarak bulup ortaya çıkaran; bir olayın sebebinin ortaya çıkaran; gerçeği bulup çıkaran.
- muhalkelimesf.Ar.Olması, gerçekleşmesi mümkün olmayan; olanaksız; boş; saçma; olmayacak.
- muhala'akelimeis.Ar.Eskiden, kocasına, kadının bir miktar para vererek nikâhını satın alması ve ondan ayrılması.
- muhallilkelimeis.Ar.Haram bir şeyi helal eden; hülleci.
- muhatabakelimeis.Ar.Karşılıklı konuşma.
- muhatapkelimeis.Ar.Kendisi ile konuşulan, kendisine söz söylenilen kimse; hitap edilen kişi.
- muhayeekelimeis.Ar.Bölünmesi veya paylaşılması mümkün olmayan bir şeyi sıra ile kullanma.
- muhayyerlikkelimeis.Ar.Muhayyer olma durumu.
- muhbirkelimesf.Ar.Bildiren; haber veren; ihbar eden.
- muhilkelimesf.Ar.Havale eden.
- muhkemkelimesf.Ar.Kesin; açık seçik belli olan.
- muhtalkelimesf.Ar.Havaleyi alan.
- muhtarkelimesf.Ar.Seçme hakkını elinde bulunduran; tercih edebilen.
- muhtebiskelimesf.Ar.Bir yere kapanıp kalan.
- muhtırakelimeis.Ar.Akla getirme; hatırlatma; anımsatma; ihtar etme.
- muhzırkelimesf.Ar.Hazır bulunduran; huzura getiren.
- muhzıriyekelimeis.Ar.Davalıyı çağırmak üzere görevlendirilen kişiye verilen yolluk karşılığı olarak çağrılı kişiden tahsil edilen para; hademe harcı; ihzariye.
- mukadderatkelimeis.Ar.Mukadder olan şeyler; alın yazısı; Allah’ın hükmü.
- mukata'akelimeis.Ar.Toprağın belli bir kira karşılığında birine bırakılması.
- mukırkelimesf.Ar.Kusurunu itiraf eden; ikrar eden; doğruyu söyleyen.
- mulaminhakelimesf.Ar.Kocası, kendisi ile bir müddet cinsel ilişkiye girmemek için yemin etmiş kadın.
- murabahakelimeis.Ar.Malı aşırı kâr ile satma.
- murakıpkelimesf.Ar.Denetleyen; kontrol eden.
- muravazakelimeis.Ar.Bir kimseyi, hile vaya kahır yoluyla razı etme; kandırma.
- muriskelimesf.Ar.Getiren; veren; kazandıran.
- musalehkelimeis.Ar.Lehine bir mal vasiyet edilen kimse.
- musikelimesf.Ar.Vasiyet eden; vasiyet bırakan.
- mutalebekelimeis.Ar.Hakkını isteme.
- mutallakakelimesf.Ar.(Kadın için) boşanmak suretiyle dul kalmış olan.
- mutatavvı'akelimeis.Ar.Kendileri asker olmayıp yalnız Allah rızası için savaşa katılan halktan kişiler.
- mutazammınkelimesf.Ar.İçine alan; kapsayan.
- muvacehekelimeis.Ar.Yüz yüze gelme; yüzleşme.
- muvafakatkelimeis.Ar.Kabul etme; rıza gösterme; razı olma.
- muvassikelimesf.Ar.Tavsiye eden; öneren.
- muvaza'akelimeis.Ar.Danışıklı iş; danışıklılık.
- mü'eccelkelimesf.Ar.İleriye bırakılmış; ertelenmiş; ileriye atılmış.
- mü'essiskelimesf.Ar.Temel atan; kuran; yapan.
- mü'eyyidekelimeis.Ar.Yaptırma gücü; yaptırım.
- mübanekelimeis.Ar.Eşinden, dinî hükümlere göre bir daha evlenmesi mümkün olmayacak şekilde boşanmış olan kadın.
- mübaşirkelimeis.Ar.Eskiden, hükümetin bir emrini ilgili kimselere ileten görevli.
- mücbirkelimesf.Ar.Zorlayan; mecbur tutan; baskıcı.
- mücmelkelimesf.Ar.Özet olarak anlatılmış; kısa ve özlü.
- mücrimkelimeis.Ar.Cürüm işlemiş kimse.
- müdafaakelimeis.Ar.Kendisine yönelen bir saldırıya karşı koyma, direnme; korunma; savunma.
- müdafikelimesf.Ar.Savunan; savunma yapan; müdafaa eden; savunucu.
- müdahalekelimeis.Ar.Başkasının yapmakta olduğu iş veya davranışı değişik biçimlerde yönlendirmek veya etkilemek için yapılan girişim; karışma; el atma.