500+ madde
- hareketkelimeis.Ar.Bir cismin yer değiştirmesi; devinim.
- kuvvetkelimeis.Ar.Bedensel güç; takat.
- şeykelimeis.Ar.Nesne; madde.
- bilgikelimeis.İnsanın bilebileceği, aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkeler; malumat.
- ilkkelimesf.eT.Zaman, sıra, yer ve önem bakımından benzerlerinden önce gelen.
- verikelimeis.Bir tartışma, araştırma ve akıl yürütmede temel olarak kullanılan ve olduğu gibi kabul edilen öge; done; muta.
- değerkelimeis.eT.Alınıp satılabilen bir şeyin para olarak karşılığı; kıymet; paha; fiyat.
- suretkelimeis.Ar.Dış görünüş; biçim; şekil.
- hakikatkelimeis.Ar.Çelişkisiz ve yalansız; doğru; akla ve mantığa, düşünme yasalarına uygun.
- toplumkelimeis.sos.Aynı toprak parçası üzerinde, ortak yasalara uyarak yaşayan örgütlenmiş insanların oluşturduğu topluluk; cemiyet, (1942).
- illetkelimeis.Ar.Hastalık; sakatlık.
- birlikkelimeis.Bir tek olma durumu; vahdaniyet.
- şüphekelimeis.Ar.Belirsizlik.
- uygunkelimesf.(Eylem, durum ve nesne için) beklenene, istenene, gereksinim duyulana elverişli olan; yakışır; yaraşır; uz; mutabık; mütenasip; münasip.
- cevherkelimeis.Ar.Bir şeyin özü, esası, mayası.
- nedenkelimezf.Bir olayı doğuran veya gerektiren başka bir olayı sormak için kullanılan soru sözü; hangi sebepten; hangi sebeple; hangi amaçla; niçin.
- intikalkelimeis.Ar.Bir yerden başka bir yere geçme; yer değiştirme; göçme.
- nesnekelimeis.Duyu organları yardımıyla varlığı algılanabilen her türlü somut varlık; ağırlığı ve hacmi bulunan varlık; karşımızda duran şey.
- münasebetkelimeis.Ar.İki nesne vb. şey arasındaki oran, uyum; uygunluk.
- çözümlemekelimeis.Bir konuyu açıklama ve sonuca bağlama eylemi.
- yakınlıkkelimeis.Yakın olma durumu.
- ahenkkelimeis.Far.Uyum.
- gerçekkelimesf.eT.Bir nesne, bir nitelik veya bir durum olarak var olan; varlığı inkâr edilemeyen; olgu durumunda mevcut olan; hakiki.
- oluşumkelimeis.Oluşmak eylemi.
- varlıkkelimeis.Var olma durumu; bir gerçekliği olma; mevcudiyet.
- müteharrikkelimesf.Ar.Hareket eden; kımıldayan; oynayan; devingen; hareketli.
- izafikelimesf.Ar.Bağlı olduğu nesne veya olay ile ilgili olarak değişen; bağlı, bağıntılı; bağlantılı; göreli; göreceli; özgül.
- malumatkelimeis.Ar.Öğrenilen şeylerin tümü; bilinenler; bilgiler.
- mantıkkelimeis.Ar.Ait olduğu konudan ve her türlü ruhsal süreçten ayrı, bağımsız ve soyutlanmış biçimde ele alarak, akıl yürütmeyi inceleyen bilim dalı; doğru düşünme…
- mertebekelimeis.Ar.Derece; aşama.
- oluşkelimeis.eT.Olmak eylemi veya biçimi.
- ruhiyekelimeis.Ar.Ruhçuluk; ispritizma.
- izafetkelimeis.Ar.İki şey arasındaki ilgi; bağlantı; ilişki; münasebet; görelik.
- kuşkukelimeis.Güvensizlikten, işkilden ve tereddütten doğan uyanıklık hâli; şüphe, (1935).
- modelkelimeis.Fr.Çoğaltmak veya büyüterek yapmak amacıyla meydana getirilmiş bir şeyin örneği.
- olumsuzkelimesf.Olmama, yapmama, kılmama, etmeme, eylememe bildiren; bir şeyi yadsıyan.
- pozitifkelimesf.Lat.Bilime, deneye, olguya, araştırmaya dayanan; deney ürünü olan; müspet; olumlu.
- soyutkelimesf.Düşüncede, bir nesnenin yalnız bir tanesi bağımsız olarak ele alınan özellik veya özellikleleri arasındaki ilişkilerden varlığı ancak eşyada…
- muhakemekelimeis.Ar.Bir sonuca ulaşmak amacıyla mantıksal ilke ve bağlara göre düşünme; bir konuyu zihinde iyice düşünüp inceleyerek karar verme; akıl yürütme; usa vurma.
- betikelimeis.Resim ve heykel sanatlarında varlıkların şekilleri; şekil; suret; figür.
- faaliyetkelimeis.Ar.Çalışma; çalışkanlık; canlılık; hareket; eylem.
- izafiyekelimeis.Ar.Bilginin gerçekliğini ve değerini başka bilgilere göre, bağlantılı olarak ifade eden felsefî görüş; görelilik; bağıntıcılık; görecilik; rölativizm.
- koşulkelimeis.Bir şeyin olması, meydana gelmesi, gerçekleşmesi veya yapılması için varlığı kesinlikle zorunlu olan durum; dış gereklilik; bağlam; şart.
- meslekkelimeis.Ar.Bir kimsenin geçimini sağlamak, hayatını devam ettirmek için yapmak zorunda olduğu iş.
- mücerredkelimesf.Ar.Cisim halinde olmayan; maddesi olmayan; soyut.
- bilimcilikkelimeis.Bilginin temeli olarak yalnız bilimsel yönteme önem verme biçiminde ortaya çıkan maddeciliğin bir biçimi ve pozitivist (olgucu) akım.
- cüz'iyekelimesf.Ar.Çok az; azıcık.
- dolaysızkelimesf.Araya herhangi bir aracı girmeden, doğrudan doğruya olan; vasıtasız; bilavasıta, (1955).
- teşekkülkelimeis.Ar.Bir varlık, bir biçim kazanma; şekillenme; oluşma.
- zincirlemekelimeis.Zincirlemek eylemi.