500+ madde
- çıkarmakkelimef.eT.Bir şeyin çıkmasını sağlamak; içerden dışarıya hareket ettirmek.
- vurmakkelimef.eT.Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere, birine, bir şeye hızla indirmek.
- girmekkelimef.eT.Dış sayılan yerden veya ortamdan içeri geçmek; sınır veya kapı gibi belirlenmiş yerlerden iç kısma doğru ilerlemek; duhul etmek.
- kuvvekelimeis.Ar.Kuvvet; iktidar.
- borukelimeis.eT.Bir yerden başka bir yere sıvı veya gaz akıtmaya yarar, içi boş, uçları açık, dar ve uzun yuvarlak nesne.
- takımkelimeis.Herhangi bir iş ya da işletmede belirli amaçla kullanılan, bir faaliyette gerekli olan nesnelerin, araçların, aygıtların tümü; ekipman.
- düzenkelimeis.Bir bütünü meydana getiren birçok öge arasında zaman, yer, mantık, güzellik, ahlâk vb. açılardan kurulmuş uyumlu bağlantı; düzgünlük.
- kuvvetkelimeis.Ar.Bedensel güç; takat.
- yeminkelimeis.Ar.Sağ taraf; sağ el.
- eğitimkelimeis.Eğitmek işi ve süreci.
- adımkelimeis.Yürümek veya koşmak için bir ayağı diğerinden belirli bir uzaklığa götürme hareketi.
- örtükelimeis.Bir şeyi örtmeye yarayan şey; örtmekte kullanılan şey.
- muharebekelimeis.Ar.Düşman iki tarafın ordularının kara, deniz ve havada taktik amaçlarla yaptıkları çatışma; vuruşma, çarpışma; savaşma; harp etme.
- rahatkelimeis.Ar.Üzüntüsü, sıkıntısı, tedirginliği olmama durumu.
- selamkelimeis.Ar.Barış; uzlaşma; rahatlık.
- dizikelimeis.eT.Bir ipliğe veya tele sıralanmış nesnelerin meydana getirdiği bütün.
- çökmekkelimef.eT.Dizleri üstüne oturmak.
- ilerikelimeis.Bir şeye göre daha önde bulunma durumu.
- yürüyüşkelimeis.Yürümek eylemi.
- emniyetkelimeis.Ar.Kaza, saldırı, soygun, hırsızlık gibi hiçbir olayın olmama, can ve mal açısından kuşkusuz olma durumu; güvenlik.
- sınıfkelimeis.Ar.Belirli bir özelliği taşıyan ya da paylaşan birimlerin oluşturduğu bütün.
- savunmakelimeis.Savunmak eylemi.
- ağırlıkkelimeis.Yerçekiminin bir cisim üzerindeki etkisi.
- kıt'akelimeis.Ar.Parça; tane; kısım; bölüm.
- harekâtkelimeis.Ar.Davranışlar; hareketler; işler.
- yetkikelimeis.Bir işi, bir görevi yasaların verdiği izin ve tanıdığı olanaklar içinde yapma ve yürütme hakkı; salahiyet; mezuniyet, (1944).
- maliyekelimeis.Ar.Ekonomik alanda kamu yönetimiyle ilgili gelir ve giderlerin ve bunlarla ilgili düzenlemelerin tümü.
- nizamkelimeis.Ar.Kural; usul; kaide.
- imlakelimeis.Ar.Doldurma; dolgu yapma.
- siperkelimeis.Far.Arkasına, altına veya içine girilerek saklanıp korunulacak yer.
- tanekelimeis.Far.Tek başına bir varlık olarak ele alınıp birim sayılan nesnelerden her biri; sayı birimi olarak kullanılan nesnelerin bir teki; adet.
- arazikelimeis.Ar.Yerler; topraklar.
- tevcihkelimeis.Ar.Bir yana, yöne ya da yere döndürme; çevirme.
- cephekelimeis.Ar.Ön; yüz; yüz tarafı.
- gönüllükelimesf.eT.Zor bir işi kendisine hiçbir baskı olmadan kendi içinden geldiği için üstlenen veya yapan. .
- hakemkelimeis.Ar.Bir anlaşmazlığı gidermek, bir tartışma veya çekişmeyi sona erdirmek için vereceği karara uymak üzere taraflarca seçilmiş kişi; yargıcı.
- kulekelimeis.Ar.Değişik amaçlarla yapılmış, kara veya daire planlı çok yüksek kütlesel bağımsız yapı veya yapı bölümlerine verilen ad.
- nöbetkelimeis.Ar.Sıra; keşik.
- karakolkelimeis.Moğ.Gece bekçisi.
- kirpikelimeis.eT.Kirpigillerden sırtı sivri dikenlerle kaplı, düşmanlarından korunmak için tor top olabilen böcekçil, memeli bir hayvan, (Erinaceus europaus).
- kadimekelimeis.Ar.Ayak basan kadın.
- demetkelimeis.Yun.Uzunlamasına bir araya getirilmiş ve bir bağ ile tutturulmuş tutam; bağ; deste; bağlam.
- ikmalkelimeis.Ar.İstenilen düzeye getirme; kemale erdirme; olgunlaştırma.
- lağımkelimeis.Yun.Bir toplama merkezinden pis suları uzaklaştırmak için yer altına açılmış olan geniş kanal; geriz.
- tesviyekelimeis.Ar.Bir şeyi bir yer ile aynı düzeye getirme; düzeyleme; düzleme.
- rütbekelimeis.Ar.Kendi içinde derecelendirilmiş bir bütünün basamaklarından her biri; aşama; mertebe; sıra; derece; paye.
- disiplinkelimeis.İt.Toplumun veya bir topluluğun, yasalara ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız bütün düzenlemelere titizlikle uyması durumu.
- hedefkelimeis.Ar.Nişan alınacak nokta; nişan noktası; amaç.
- hücumkelimeis.Ar.Bir kimseye veya topluluğa düşmanca saldırma; saldırı.
- nöbetçikelimeis. sf.Kesintisiz sürdürülmesi gereken bir işi yerine getirme görevi kendisine gelmiş kişi veya iş yeri; nöbet bekleyen kimse.