104 madde
- belemekkelimef.Çocuğu kundaklamak.
- çağırmakkelimef.Birine gelmesini söylemek; davet etmek.
- çalmakkelimef.Elle veya bir araçla vurmak; çarpmak. .
- çapdurmakkelimef.Yağmalatmak; yağma ettirmek.
- çapmakkelimef.eT.(At) koşturmak; sürmek.
- çarpmakkelimef.(Bir şeyi) hızla bir yere vurmak.
- çatlatmakkelimef.Şaklatmak.
- çevürmekkelimef.Çevirmek; bir şeyi sol elin baş parmağı üzerinde çevirmek.
- çığırtmakkelimef.[eAT -ur] Bağırtmak.
- çırpmakkelimef.Hızla ve kesik kesik silkelemek.
- çolgamakkelimef.Sarmak; bohçalamak.
- çözmekkelimef.eT.Bağlı olan bir şeyin düğümünü açmak; bağından kurtarmak.
- çulgamakkelimef.Bağlamak; bohçalamak; toplamak.
- dağıtmakkelimef.eT.Dağılmasına sebep olmak.
- dağlamakkelimef.Far.Vücutta bulunan herhangi bir yarayı ortadan kaldırmak veya kanı dindirmek için kızgın bir metalle yakmak.
- dalamakkelimef.eT.(Hayvan için) bir insan ya da hayvanın üzerine atılarak ısırmak, dişle koparmak; yırtmak.
- delmekkelimef.eT.Delik açmak.
- dengemekkelimef.eT.Mukayese etmek. [Yüknekî]
- depelemekkelimef.Tepelemek; tekmelemek.
- derletmekkelimef.Terletmek.
- devşürmekkelimef.eT.Toplamak; devşirmek.
- deyügörmekkelimef..... diye ısrar etmek; deyip durmak.
- ditmekkelimef.eT.Yün, pamuk gibi elyaflı şeyleri lif lif ayırmak, taramak; kabartmak.
- dökdürmekkelimef.Döktürmek; akıtmak.
- donatmakkelimef.eT.Birinin giyim ve kuşamı için gerekli olan şeyleri sağlamak; giydirmek.
- dürişdürmekkelimef.Derleyip toplamak.
- ılgamakkelimef.Atlarla hücum etmek.
- ısırmakkelimef.Sokmak.
- ısmarlamakkelimef.Far.Bir şeyin getirilmesini veya yapılmasını bir başkasına söylemek; sipariş vermek; .
- kakımakkelimef.eT.Birine yaptığı işin doğru olmadığını, beğenilmediğini sert sözlerle bildirmek; azarlamak; paylamak.
- kakmakkelimef.Vurmak; hafifçe vurmak; çalmak.
- kamçılamakkelimef.eT.Kamçı ile vurmak.
- kanatmakkelimef.eT.Kanamasına sebep olmak.
- kapamakkelimef.eT.Kapalı duruma getirmek.
- kapmakkelimef.Tutmak.
- karartmakkelimef.Rengini kara hâle getirmek; karaya boyamak.
- kargamakkelimef.İlenmek; lanet etmek; beddua etmek; lanetlemek.
- karmalamakkelimef.Yağma etmek; yağmalamak.
- karşulamakkelimef.Konuğu karşılamak.
- karvamakkelimef.Ararken bir şeye dokunmak.
- katmakkelimef.eT.Bir şeyin içine, üzerine veya yanına, niceliğini artırmak veya niteliğini değiştirmek için başka bir şey eklemek; karıştırmak; ilave etmek; eklemek;…
- kavramakkelimef.eT.Sıkmak.
- kavşurmakkelimef.Katlamak; bir araya koymak; birleştirmek; kavuşturmak.
- kazanmakkelimef.eT.Kazanç sağlamak; kâr elde etmek.
- kesdürmekkelimef.(Tahminde) isabet ettirmek; kestirmek.
- kiçürmekkelimef.bknz. keçürmek
- kığırmakkelimef.Çağırmak; davet etmek; seslenmek; haykırmak.
- kılçatmakkelimef.Uğraşmak.
- kılıçlamakkelimef.Kılıçla vurmak; kılıçla saldırmak; kılıçtan geçirmek; kılıçla yaralamak veya öldürmek; .
- kırdırmakkelimef.Kırmak eylemini yaptırmak; kırmasını sağlamak.