dağıtmak

kelimef.

eT.*taġ-mak > daġ-ıt-mak

  1. 1

    Dağılmasına sebep olmak.

  2. 2

    Toplu duran şeyleri birbirinden uzaklaştırmak; parçalamak, ayırmak; bir araya gelmelerine engel olmak.

  3. 3

    Bir şeyi belli bir orana göre bölüştürmek.

  4. 4

    Posta maddelerini üzerinde yazılı adreslere götürüp vermek.

  5. 5

    Bir şeyin düzenini bozmak; karıştırmak.

  6. 6

    Bir kurum veya kuruluşun çalışmalarına son vermek; kapatmak; feshetmek.

  7. 7

    Kurulu bir düzeni bozmak; dirliği kaçırmak.

  8. 8

    Gücünü yitirmek; etkisi azalmak.

  9. 9

    Kavga çıkararak bir yeri kırıp dökmek.

  10. 10

    Bir darbede kırmak, yıkmak.

  11. 11

    (Kendisi için) ne yaptığını bilemez duruma gelmek; sarhoş olmak.

  12. 12

    (Dikkat için) ilgisini başka yere çekmek; asıl konudan uzaklaştırmak.

  13. 13

    (Konuşma ve yazı için) belirlenen çerçevenin dışına çıkmak.

  14. 14

    (Düşman için) etkisiz hâle getirmek; saldırı cephesini bozguna uğratmak.

  15. 15

    (Bir ur veya birikinti için) emilme yoluyla yok etmek.

  16. 16

    {eAT}Darmadağın etmek; perişan etmek; mahvetmek.

    [DK]

  17. 17

    {eAT}Kırıp ufak etmek.

    [DK]

  18. 18

    {eAT}Saçmak; vermek.

    [DK]

  19. 19

    {eAT}Yaymak.

    [DK]

  20. 20

    argo.(Sarhoş için) kendine hakim olamamak.

  21. 21

    argo.Öfke, üzüntü vb. yüzünden bilinçli davranamamak.