- bütünkelimesf.eT.Eksiksiz; tam. [Yüknekî]
- çınkelimesf.Çin.Gerçek; doğru; sahih. [Yüknekî]
- çökütkelimesf.Kısa; cüce.
- çuzkelimesf.Sırmalı. [Yüknekî]
- ikindikelimesf.İkinci.
- ınalkelimesf.İnanılır, güvenilir; itimat edilir.
- isizkelimeünl.Ah! Yazık! Esef!
- itgüçikelimesf.Yapan; eden; inşa eden; yaratan.
- kalkelimesf.Sagay.Deli; çılgın; kudurmuş; kaçık; divane.
- kedkelimezf.Soğd.Abartma, pekiştirme bildirir; pek; gayet; çok; iyi; iyice. [Yüknekî]
- kezigkelimesf.Tertipli; düzenli; muntazam; sıralı.
- kiçigkelimesf.Geç kalan; sonra gelen; sonrakiler.
- kırgılkelimesf.Kırçıl.
- kızkelimesf.Nadir bulunan; az bulunur; kıt. [Yüknekî]
- kızılkelimesf.Çok kırmızı olan; parlak kırmızı olan; kızıl renk.
- kodıkelimesf.Alt; aşağı; adi. [Yüknekî]
- kodkıkelimezf.bknz. kodıkı
- kökçinkelimesf.Mavimsi.
- kulaçlamakkelimef.Bir şeyin uzunluğunu, boyunu veya bir suyun derinliğini kulaç ile ölçmek.
- küsüşkelimesf.Özlenen.
- küvezkelimesf.Kurumlu; şımarık; burnu havada; gururlu; mağrur.
- öngkelimesf.Ön; önde; önce; mukaddem; evvel.
- öngdünkelimezf.Önce.
- ortukelimesf.Orta; merkez.
- örtügkelimesf.Kapalı; örtülü; kapaklı.
- örükelimezf.Yukarı doğru; dikine.
- örüngkelimesf.Beyaz; ak; açık renkli; beyazımsı.
- osuglugkelimezf.Gibi; benzer; surette; tarzda; .... mahiyetinde.
- özkelimezm.Dönüşlülük zamiri; kendi; bizzat özü; nefsi.
- sarpkelimesf.Güç; sert; çetin; zor; zahmetli.
- sekizkelimesf.eT.Yedi ile dokuz arasında yer alan tam sayı.
- süçigkelimesf.Tatlı; lezzetli. hoş
- sukkelimesf.Aç gözlü; alçak.
- tağıtmakkelimef.Dağıtmak.
- talukelimesf.Seçme; seçilmiş; seçkin; nadide.
- tangsukkelimesf.Mog.Tatlı; nefis; lezzetli.
- tavrakkelimesf.Çabuk; acele; çarçabuk; süratle.
- tekkelimesf.eT.Bir; yalnız.
- tengkelimesf.Denk; öğür; akran; benzer; müşabih; eş; eşit; aynı; kadar.
- tetrükelimezf.Aksine; tersine.
- tevligkelimesf.Hileli; hilekâr; aldatıcı; yalancı.
- tirigkelimesf.Canlı; diri; yaşayan.
- toğmakkelimef.Dünyaya gelmek; doğmak.
- tolunkelimesf.Dopdolu; hep.
- tümenkelimeOn bin. 10.000.
- tumlığkelimesf.Soğuk.
- tuşkelimesf.Denk; eşit; öğür; benzer; uygun; yaşıt.
- tüşükkelimesf.İşten güçten kalan; güçsüz; düşkün.
- tüzkelimesf.Düz; doğru; kusursuz.
- tüzülmekkelimef.Dizili olmak; sırada olmak.