500+ madde
- -dadeekson ekFar.Sonuna getirildiği Farsça kelimelere “veren; vermiş; verilmiş” anlamı katarak birleşik sıfatlar yapan son ek.
- -hudeekek.Far.Eklendiği Farsça isimlere “gerçek, doğru, sahih” anlamı katan son ek.
- a'belkelimesf.Ar.(Taş için) çok sert.
- a'ikkelimesf.Ar.Alıkoyan; engel olan; geciktiren.
- a'ilkelimesf.Ar.Ailesinin geçimini sağlayan; ailesine bakan.
- a'lemkelimesf.Ar.Daha çok bilen; en çok bilen.
- a'verkelimesf.Ar.Tek gözü kör olan.
- abadkelimesf.Far.(Yer için) bayındır; imar edilmiş, mâmur; şenlikli.
- abalakkelimesf.Tombul; şişman; etli.
- abazkelimesf.Fesatçı.
- Abbasikelimesf.Hz. Muhammed’in amcası Abbas’ın soyundan gelen halife ailesi ile ilgili.
- abikelimesf.Far.Sulu; sulandırılmış.
- abidkelimesf.Ar.İbadet eden; kulluk eden; tapınan.
- abnusikelimesf.Far.Abanoz gibi sert ve siyah.
- abrizkelimesf.Far.Su döken.
- abukatkelimesf.Geveze.
- acabakelimezf.Ar.Şaşırma ve tereddüt ifade eden soru edatı; acayip; acep; bakalım; ister misin; sakın; yoksa.. «Acaba meyl-i teali ne demek onlarca?» Mehmet Âkif Ersoy
- acemiyankelimesf.Ar.Acemiler; toylar; deneyimsizler; tecrübesizler.
- acı fındıkdeyimSonbahardan kışa kadar çiçek açan, bu sebeple bahçelerde süs olarak yetiştirilen, yapraklarından ve kabuklarından damar hastalıklarında yararlanılan…
- açıcıkelimesf.Açma işini sürekli yapan.
- açıgkelimesf.Acı; ıstırap. [Yüknekî]
- açıkkelimesf.eT.Açılmış olan; katlı, sarılı, örtülü, kapalı durumda olmayan.
- açıklayıcıkelimeAçıklamaya yarayan; aydınlatıcı. «Bu aracın el kitabında yeteri kadar açıklayıcı bilgi yok.»
- açsıkkelimesf.Aç .
- adacyokelimezf.İt.Yavaşça.
- adaklıkkelimesf.Adak olarak seçilmiş hayvan;
- adaykelimesf.Bir iş, bir görev veya siyâsi makama gelmek için istekli olan; namzet; gönüllü; talip.
- âdetakelimezf.Ar.Alışılageldiği gibi.
- adgırlıkkelimesf.Aygır olacak; aygır olabilecek.
- afakikelimesf.Ar.(Söz, konuşma vb. için) belirli bir konudan uzak, darmadağınık; dereden tepeden.
- afşarkelimesf.İşini tez yapan.
- afyonlukelimesf.İçine afyon karıştırılmış; afyon içeren.
- ağandekelimesf.Far.(Yastık, minder vb. için) tepip sıkıştırılarak doldurulmuş.
- agcakelimesf.Akça; beyazca.
- ağcakelimesf.Akça; biraz ak.
- ağınkelimesf.Dilsiz.
- ağzelkelimesf.Ar.Pek âşıkane.
- ahdakelimesf.Ar.En aldatıcı; çok aldatıcı.
- ahizekelimesf.Ar.Alıcı; alan.
- ahmezkelimesf.Ar.Çok sağlam; çok dayanıklı.
- ahrabkelimesf.Ar.(Kişi için) kulağı yarık.
- ahsemkelimesf.Ar.(Burun için) yassı ve geniş.
- ahundkelimesf.Far.(Kişi için) büyük; efendi.
- aitkelimesf.Ar.Bir kimseyle veya bir şeyle ilgili olan; alakalı; bağlantılı; bağlı.
- akkelimesf.eT.Gün ışığının bütün renklerini yansıtan; süt renginde olan; beyaz.
- akimkelimesf.Ar.Kısır.
- akınkelimeis.Harizm.Sürü hâlinde kesintisiz, hızlı ve yoğun bir akış hareketi.
- akışkankelimesf.Normal ısı derecesinde sıvı hâlde bulunan; akan.
- akkâskelimesf.Ar.Yansıtıcı; aksettirici.
- akkınkelimesf.(Yol, arazi vb. için) az meyilli; düzgün; engebesiz.