- açılmakkelimef.(Kapalı, katlı, örtülü, sarılı ve dolaşık durumda bulunan bir nesne için) açık duruma getirilmek; kapalı olma hâli kaldırılmak; açılmış olmak. .
- arımakkelimef.Temiz olmak; paklanmak; temizlenmek; [Yüknekî]
- atamakkelimef.eT.Kendi adına hareket etmek üzere birisini bir işte görevlendirmek; tevkil kılmak.
- atlamakkelimef.Bir yükseklikten ayakları yerden kesilmiş olarak sıçrayıp geçmek; ; çıvmak; hoplamak; kalgımak; sekmek; sıçramak. Duvardan atlamak.
- ayrılmakkelimef.Birlik veya bütünden kopmak, uzaklaşmak; terk etmek.
- tanlamakkelimef.Şaşmak; şaşırmak; hayret etmek; taaccüp etmek; acayip bulmak; danlamak.
- tebremekkelimef.Deprenmek; kımıldamak; sarsılmak.
- tusulmakkelimef.Fayda vermek; yaramak; fayda etmek.
- tutmakkelimef.Tutmak; elinde bulundurmak; eliyle kavramak; kavrayarak eline almak; almak.
- tükürmekkelimef.Ağızda toplanan salgıyı sesli olarak dışarı atmak.
- ulamakkelimef.eT.Yaklaştırmak; erdirmek; eriştirmek.
- yaraşmakkelimef.eT.Uyuşmak; anlaşmak; yakışmak; layık ve münasip olmak.
- yarılmakkelimef.Yarmak eylemi yapılmak.
- yarmakkelimef.Öne geçmek; ileri geçmek; yarışı kazanmak.
- yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
- yıkılmakkelimef.Yıkmak eylemi yapılmak; hakkında yıkmak eylemi gerçekleştirilmek; harap olmak ve düşmek.
- yırtmakkelimef.Parçalamak.