- açmakkelimef.Kapalı, sarılı, bağlı, katlı, dürülü veya buruşuk vaziyetteki bir nesneyi açık, düz hâle getirmek; çözmek; düzeltmek; aralamak; aralık etmek.
- atamakkelimef.eT.Kendi adına hareket etmek üzere birisini bir işte görevlendirmek; tevkil kılmak.
- atmakkelimef.Bir nesneyi elden bırakıp boşluğa, ileriye doğru fırlatmak. [Yüknekî]
- bulgamakkelimef.Karıştırmak; bulaştırmak; bulamak.
- içmekkelimef.Bir sıvıyı ağız yolu ile yutmak; emerek içine çekmek.
- kamşatmakkelimef.Titretmek; depretmek; hareket ettirmek; sarsmak; sallamak; sallatmak
- sökmekkelimef.Koparmak; yarmak; yırtmak.
- takmakkelimef.Eklemek; ilave etmek.
- toplamakkelimef.Buruşturarak top gibi yapmak.
- ulamakkelimef.eT.Yaklaştırmak; erdirmek; eriştirmek.
- yapmakkelimef.eT.İnşa etmek; kurmak; yaratmak.
- yasamakkelimef.Moğ.Tayin etmek; karar vermek; yapmak; tanzim etmek; kurmak; hazırlamak.
- yemekkelimef.eT.Bir yiyeceği ağızda çiğneyerek yutup mideye indirmek.