128 madde
- bağırtlakkelimesf.Geveze; yaygaracı; çok bağıran; gürültücü.
- ballıkelimesf.İçinde bal bulunan.
- basıkkelimesf.eT.Basılmış; basılı olan.
- baskısızkelimesf.Hak ve özgülükleri kısıtlanmamış olan.
- bastıbacakkelimesf.Bacakları kısa ve çarpık olan; kısa boylu.
- bayatkelimesf.Eski.
- beyazkelimesf.Ar.Gün ışığının tayfındaki bütün renklerin karışımı ile meydana gelmiş ve örneği süt ile karda görülen renk; ak.
- boğazlıkelimesf.(Nesne için) boğazı olan.
- boşkelimesf.eT.Serbest; hür; özgür.
- bozukkelimesf.Bozulmuş olan; kırık; yıkık.
- bulaşıkkelimesf.İstenmeyen herhangi bir nesneye bulaşmış olan.
- burunlukelimesf.Herhangi bir şekilde burnu olan (şey).
- cambazkelimeis. sf.Far.Canıyla oynayan.
- cıngıllıkelimesf.Süslü.
- cırtcırtkelimesf.Cıvık; gevşek.
- citikelimesf.Çağ.Sivri ve keskin.
- çapıtlıkelimesf.Üzerinde, içinde çapıt bulunan.
- çığırtkankelimesf.Çok bağırıp çağıran.
- çıplakkelimesf.Giyinik olmayan; üstünde hiçbir giyecek bulunmayan; soyunuk.
- çırıkkelimesf.Yırtık; yarık.
- çorallıkelimesf.(Ağaç için) dallı budaklı.
- dağlıkelimesf.Dağlık bölge halkından olan.
- dalbacakkelimesf.Çıplak bacaklı.
- damarsızkelimesf.Damarı olmayan.
- daşşaklıkelimesf.İğdiş edilmemiş hayvan.
- dımdızlakkelimesf.Çırçıplak.
- dişlikelimesf.Dişleri olan.
- dolaşıkkelimesf.(İp, tel, saç vb. için) birbirine dolaşmış, karışmış olan; karışık.
- dönükkelimesf.Yüzü veya bir tarafı dönmüş hâlde olan; tersine çevrilmiş.
- duldasızkelimesf.Duldası olmayan.
- düşkünkelimesf.Birine veya bir şeye kendisini aşırı vermiş veya ona çok bağlanmış olan; müptelâ, bağlı.
- düşükkelimesf.eT.Düşme eylemine uğramış olan; düşmüş olan.
- eğrikelimesf.Doğru ve düzgün olmayan.
- ellikelimesf.Eli olan; el sahibi.
- eniklikelimesf.(Kedi, köpek vb. için) eniği olan; yavrulu.
- esnekkelimesf.Basma veya çekme sonucunda bozulan şeklini tekrar alabilen; uzayıp kısalabilen; elastikî; lastikli.
- esneksizkelimesf.Ağzı bozuk; küfürbaz.
- ezginkelimesf.Üzerine basılarak ezilmiş olan.
- ezikkelimesf.eT.Ezilmiş.
- gevezekelimesf.Far.Çok konuşmayı seven; yerli yersiz konuşan; çenesi düşük; lafazan; laf ebesi.
- göynükkelimesf.eT.Yanık; az yanmış; kızarmış.
- harapkelimesf.Ar.Bakımsızlık, eskime vb. sebeplerden bayındırlığı kalmamış, yıkılacak duruma gelmiş; yıkık; viran; yıkkın.
- harınkelimesf.Ar.(Hayvan için) bir şeyden huylanıp yürümeyen, geri geri giden.
- havalıkelimesf.Havası olan.
- hırlıkelimesf.Ar.(Kişi için) güvenilir; sağlam karakterli; dürüst.
- içlikelimesf.(Kabuklu yemiş, taneli bitkiler için) içi dolu; tanelenmiş; iç bağlamış; yenilecek duruma gelmiş.
- ingillikelimesf.İngili bulunan.
- kabakelimesf.eT.Kalın olan; ince olmayan.
- kağşakkelimesf.(Bina, eşya vb. için) parçaları gevşemiş ve dağılacak duruma gelmiş olan; dağılmaya yüz tutmuş olan; eskimiş.
- kancıkkelimesf.eT.(Kedi, köpek vb. hayvanlar için) dişi.