341 madde
- bogmakkelimef.Boğmak; sıkarak bağlamak.
- boşamakkelimef.eT.Bırakmak; terk etmek; ayrılmak.
- boşutmakkelimef.Bırakmak.
- bulnamakkelimef.Tutsak etmek; yakalamak; tutsak almak.
- burmakkelimef.eT.Bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürerek bükmek; sarmak.
- buşurmakkelimef.Birinin canını sıkmak; sinirlendirmek. [Yüknekî]
- bütürmekkelimef.Tedavi etmek; sağaltmak.
- buyurmakkelimef.eT.Bir şeyin yapılmasını ya da yapılmamasını bildirmek; emretmek.
- buzmakkelimef.Mahvetmek; bozmak; kırmak; parçalamak; tahrip etmek.
- çalmakkelimef.Elle veya bir araçla vurmak; çarpmak. .
- çelilemekkelimef.Karartmak.
- çergülemekkelimef.Kurtarmak.
- çiknemekkelimef.Sıkı dikmek.
- çökitmekkelimef.Çöktürmek.
- çökürmekkelimef.Çökermek; ıhtırmak; çökertmek.
- denglemekkelimef.Bir şeyi bir başka şeye denk kılmak; denkleştirmek; denklemek.
- edermekkelimef.Aramak. [Yüknekî]
- ıdmakkelimef.Salmak; serbest bırakmak.
- igdilemekkelimef.Beslemek.
- ildürmekkelimef.İliştirmek; .
- iletmekkelimef.eT.İlerletmek.
- ılıkmakkelimef.Korumak.
- imlemekkelimef.İşmar etmek; işaret etmek; göstertmek.
- irtemekkelimef.Aramak; araştırmak.
- ısırmakkelimef.Sokmak.
- isitmekkelimef.Isıtmak. [DTL]
- işitmekkelimef.eT.(Ses için) kulakla algılamak; duymak.
- işlemekkelimef.eT.Bir iş yapmak.
- işletmekkelimef.İşlemesini sağlamak; çalıştırmak; faal tutmak; kullanmak.
- itmekkelimef.Düzene sokmak; düzenlemek; tanzim etmek; hazırlamak.
- ivitmekkelimef.Acele etmek.
- izlemekkelimef.Zaman ve mesafe olarak birinden sonra gelmek; ardından gelmek; takip etmek.
- kadırmakkelimef.Bükmek; eğmek.
- kahşatmakkelimef.Parçalamak.
- kalamakkelimef.eT.Yığmak; sandığa koymak; saklamak.
- kapmakkelimef.Tutmak.
- karagurmakkelimef.Karartmak.
- karılatmakkelimef.Boylatmak; boyunu ölçtürmek; karışlatmak.
- kavşurmakkelimef.Katlamak; bir araya koymak; birleştirmek; kavuşturmak.
- kavurmakkelimef.Basmak; tazyik etmek; toplamak; kavramak; yakalamak; sıkmak.
- kavuşturmakkelimef.Kavuşmasına yol açmak; kavuşmasını sağlamak; kavuşmalarını sağlamak; .
- keçürmekkelimef.Geçirmek. [Yüknekî]
- kedmekkelimef.Giymek. [Yüknekî]
- kedürmekkelimef.Giydirmek.
- keldürmekkelimef.Getirmek.
- kelürmekkelimef.Getirmek.
- kemdimekkelimef.Bıçakla kemik sıyırmak.
- kemişmekkelimef.Yere atmak; geri fırlatmak; atmak; fırlatmak. [Yüknekî]
- kerekmekkelimef.Gerekmek.
- kermekkelimef.Sonuna kadar germek; kuvvetle çekip uzatmak; aşırı germek. [Yüknekî]