1. gıcık vermekdeyimÖksürtecek biçimde boğazı yakmak, kaşındırmak.
  2. gıcırkelimeis.Sürtünen nesnelerin çıkardığı ses.
  3. gıcırı bükmedeyimHemen başkasına ulaştırılan (söz).
  4. gidikelimeis.Far.Şaka yollu azarlama cümlelerinde geçen hitap sözü.
  5. gırnavkelimeis.Kedilerin çiftleşme isteği belirtisi olarak çıkardıkları ses.
  6. gırnavlamakkelimef.(Kediler için) çiftleşme isteği duymak; kızan olmak.
  7. giydirmekkelimef.Giyme işini yaptırmak; giymesini sağlamak.
  8. göçürmekkelimef.eT.Göçe yol açmak.
  9. götkelimeis.eT.kaba. Anüs; kıç; makat.
  10. göt atmakdeyimKandırmak; kıç atmak.
  11. götürmekkelimef.eT.Beraberinde taşımak; yüklenmek; ulaştırmak; kılavuzluk ederek gideceği yere varmasına yardımcı olmak.
  12. güğümkelimeis.Yun.Yandan kulplu, boynu uzun, çoğunlukla bakırdan yapılmış su kabı.
  13. gümbürdemekkelimef.Büyük bir gürültü çıkarmak.
  14. güme gitmekdeyimBoşa gitmek; yok olmak.
  15. habekelimeis.Çing.Ekmek; yemek.
  16. halkakelimeis.Ar.Ortası boş daire biçiminde herhangi bir şey.
  17. hamamkelimeis.Ar.Yıkanma yeri; yunak.
  18. hapkelimeis.Ar.Kolay yutulmak için küçük top veya tablet hâline getirilmiş ilaç.
  19. harmankelimeis.Far.Dövülmek için bir yere toplanmış ekin yığını.
  20. haydamakkelimef.Defetmek; kovmak.
  21. hindikelimeis.(H, büyük harfle) Hint veya Hindistan ile ilgili; Hindistan’dan gelen; Hintli.
  22. hırtapozkelimeis.Aptal, anlayışsız, kaba ve sersem (kişi) anlamında sövgü sözü.
  23. hışırkelimesf.Erme.(Kişi için) iri, şişman ve güçlü.
  24. hörlemekkelimef.Üstüne çullanmak.
  25. hoşurkelimesf.Erme.Bir değeri, inceliği ve albenisi olmayan; kaba.
  26. iç etmekdeyimFındık, ceviz ve badem gibi yemişlerin kabuklarını soyup içini çıkarmak.
  27. ikilemekkelimef.Bir şeyin sayısını ikiye çıkarmak.
  28. ineklemekkelimef.(Öğrenci için) çok fazla ders çalışmak; ezberlemek.
  29. iplemekkelimef.Bir şeyin liflerini ayırmak; tiftiklemek.
  30. ırgalamakkelimef.eT.Yerinden oynatmak; iki yana hafif hafif sallamak; sarsmak.
  31. ışıklıkelimesf.Işığı olan; aydınlık; ışıklandırılmış.
  32. ıslatmakkelimef.Islak duruma getirmek.
  33. işlekkelimesf.Çok işleyen; hareketli; canlı.
  34. kabuklukelimesf.Kabuğu olan; kabuğu bulunan.
  35. kakavankelimesf.Yun.1. Kendini beğenmiş; budala, huysuz kimse.
  36. kalaylamakkelimef.Kapları dış etkilerden korumak için üzerini kalay tabakası ile kaplamak.
  37. kandilkelimeis.Lat.İçine yağ konulmuş ve bir fitil sarkıtılarak yakılmak suretiyle kullanılan ilkel bir aydınlatma aracı.
  38. kandillikelimesf.Kandili olan; kandili taşıyan.
  39. kantarlamakkelimef.Kantara koyarak tartmak; kantara vurmak.
  40. kantinkelimeis.Fr.Kışla, okul ve fabrika gibi toplu yerlerde yiyecek ve içecek satılan yer; büfe.
  41. kantin atmakdeyimYalan söylemek; yalan uydurmak.
  42. karavanakelimeis.Port.Denizcilere ve askerlere yemek dağıtmakta kullanılan, kenarları dik ve derin kap.
  43. kaşalotkelimeis.Port.Balinalar takımından, tropikal ve yarı tropikal denizlerde yaşayan, avını bütün ve canlı olarak yiyen memeli hayvan; ispermeçet balinası; amber…
  44. kaynamakelimeis.Kaynamak eylemi.
  45. kaynamakkelimef.(Sıvılar için) sıcaklığı belirli bir dereceye varınca buharlaşma sonucu fokurdamak.
  46. kaynarkelimesf.Kaynamakta olan.
  47. kaytakkelimesf.Sözünde durmayan; dönek.
  48. kazıkkelimeis.Yere veya bir yere çakmak, saplamak amacıyla ucu sivriltilmiş odun parçası.
  49. kazıklamakkelimef.Bir yere veya bir şeye kazık çakmak.
  50. kazıklanmakkelimef.(Bir yer veya bir şey için) kazık çakılmak.