203 madde
- eteklenmekkelimef.(Elbise için) etek takılmak.
- etikmekkelimef.Başarmak.
- etişmekkelimef.Barıştırmak.
- evlenmekkelimef.(Bir kadın ve bir erkek için) bir aile kurmak üzere kanunların öngördüğü şekilde bir araya gelmek; nikâhlanmak; izdivaç etmek.
- evmekkelimef.Acele etmek.
- evrişmekkelimef.Bir işle uğraşmak; çabalamak; bir işin üstüne düşmek.
- ıçgınmakkelimef.Kaybolmak; yitmek; bozulmak; elden gitmek;
- ırgamakkelimef.Sallamak; ırgalamak; sarsmak; yerinden oynatmak; kımıldatmak.
- ilinmekkelimef.Yapışmak; asılmak; ilişmek; takılmak; takılıp kalmak.
- ilişmekkelimef.eT.Birbirine takılmak; yapışmak; tutuşmak.
- ilmekkelimef.Bağlı, asılı, ilişkili olmak; bağlanmak; iliştirilmek.
- irmekkelimef.(Duvar vb. için) yarmak; gedik açmak; çentmek.
- isimekkelimef.Isınmak; sıcak olmak.
- isitmekkelimef.Isıtmak. [DTL]
- işleşmekkelimef.İş yapmakta yarışmak ve birbirine yardım etmek.
- itinmekkelimef.Kendine çeki düzen vermek; kendini düzene sokmak; süslenmek; hazırlanmak; sürünmek.
- kadıtmakkelimef.Çevirmek; döndürmek; bükmek.
- kadmakkelimef.Tipide ölmek.
- kanamakkelimef.eT.Kan almak; kan akıtmak; kan emmek.
- kapılmakkelimef.Kapanmak.
- karganmakkelimef.Kendi kendini lanetlemek; kendi kötülüğü için dua etmek.
- karılmakkelimef.Birçok nesne bir araya gelerek birbiri içine dağılıp karışmak; mezc olmak.
- kaşınmakkelimef.Kaşıntı verilmek.
- katmakkelimef.Sertleşmek; katılaşmak sert olmak.
- kavrulmakkelimef.eT.Kavurma işlemine uğramak.
- kavuşmakkelimef.eT.Birleşmek; yaklaşmak; karşılaşmak.
- kazınmakkelimef.Kendi kendine tıraş olmak; derisini yüzercesine kendi tüy ve kıllarını kesmek.
- kemişmekkelimef.Yere atmak; geri fırlatmak; atmak; fırlatmak. [Yüknekî]
- kerilmekkelimef.Uzatılmak; gerilmek.
- kesilmekkelimef.Kesmek eylemi yapılmak.
- kevilmekkelimef.Gevşemek; zayıflamak.
- kırılmakkelimef.Kırmak eylemine uğramak.
- kırışmakkelimef.Karşılıklı birbirini kırmak; karşılıklı öldürmek, yok etmek; vuruşmak.
- kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
- kısganmakkelimef.Kıskanmak.
- kısılmakkelimef.Arada kalmak; daralmak; darlaşmak.
- kıyılmakkelimef.Kıymak işi yapılmak; kıymak eylemine uğramak.
- koçuşmakkelimef.Kucaklamak.
- komışmakkelimef.(İşe) birlikte koyulmak.
- konmakkelimef.Gelip bir yere konmak; yerleşmek. [Yüknekî]
- konuklamakkelimef.Birini misafir olarak alıkoymak; yemeğe çağırmak; misafir etmek; konuk etmek; ağırlamak.
- kopuşmakkelimef.Kalkışmak; birlikte kalkmak.
- korkulmakkelimef.Korku duyulmak.
- körüşmekkelimef.Görüşmek; karşılaşmak; yüz yüze bakmak.
- kösülmekkelimef.Geçimini bir yerden, birinin sırtından kolayca sağlamak.
- köymekkelimef.Yanmak; kavrulmak.
- kurulmakkelimef.Üzerinde kurmak eylemi yapılmak; kurmak eylemine uğramak.
- küsemekkelimef.Özlemek; arzulamak; arzu etmek; istemek; dilemek. [Yüknekî]
- otamakkelimef. is.Otları veya ot türünden olan bitkileri kesmek, yapraklarını budamak.
- oynamakkelimef.(Bir şeyi) eğlenmek, hoşça vakit geçirmek amacıyla o şeyi kendine oyuncak veya oyun aracı edinmek. Top oynayalım mı?