291 madde
- çarpılmakkelimef.Çarpma eyleminden etkilenmek.
- çarşaflatmakkelimef.(Yatak, yorgan vb. için) çarşaf geçirtmek; çarşaf kaplatmak.
- çekmekkelimef.Bir cismi, başka bir cisim kendisinde var olan kuvvetin etkisi ile harekete geçirmek, yürütmek; asılmak.
- çıkmakkelimef.Bir yerden, bir yerin içinden dışarı varmak. : Evden çıktılar.
- çiftleşmekkelimef.Çift duruma gelmek; ikileşmek.
- çivilemekkelimef.Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak; mıhlamak.
- dağıtmakkelimef.eT.Dağılmasına sebep olmak.
- dalmakkelimef.eT.Gücünü yitirmek.
- dayanmakkelimef.eT.Bir yere kendini dayamak, yaslamak; oradan destek almak; yastanmak; istinat etmek.
- dayılanmakkelimef.Büyüklenmek; böbürlenmek.
- dehlemekkelimef.Hayvanı yürütmek.
- dehlenmekkelimef.(Hayvan için) “Deh!” sözü ile yürütülmek.
- delmekkelimef.eT.Delik açmak.
- demirlemekkelimef.Demirli hâle getirmek; demirden yapılmış parçalar takmak.
- derlemekkelimef.Seçerek toplamak; bir araya getirmek; tedvin etmek.
- devirmekkelimef.eT.Ayakta veya dik duran bir şeyin dengesini bozarak düşürmek veya yatık duruma getirmek; çevirmek; döndürmek.
- dızlamakkelimef.Dız sesi çıkarmak.
- dikizlemekkelimef.Gizlice gözetlemek.
- dikmekkelimef.eT.Bir şeyi bir yere dik olarak yerleştirmek.
- diplemekkelimef.Bir şeyi, bir sıvı veya kap, kuyu gibi şeylerin dibine kadar indirmek; .
- doldurmakkelimef.eT.Dolgunlaştırmak.
- donatmakkelimef.eT.Birinin giyim ve kuşamı için gerekli olan şeyleri sağlamak; giydirmek.
- dökülmekkelimef.eT.(Sıvı için) kabından akmak, boşalmak; yayılmak.
- döndürmekkelimef.Dönmesini sağlamak.
- dumanlamakkelimef.Dumanlı hâle getirmek.
- düdüklemekkelimef.(Erkek için) karşı cinsle cinsel ilişkide bulunmak; ırzına geçmek.
- dümteklemekkelimef.Irzına geçmek.
- düşmekkelimef.eT.(Nesneler için) kendi ağırlığının etkisi ile yukarıdan aşağı doğru hızla inmek.
- düzdürmekkelimef.Düzmek eylemini yaptırmak.
- düzmekkelimef.eT.Düzeltmek; gereksiz ve çirkin yerlerini atmak.
- düzülmekkelimef.eT.Düz hâle getirilmek; sıraya sokulmak; dizilmek; yapılmak; tertip ve tanzim olunmak; hazırlanmak.
- düzüşmekkelimef.Karşılıklı cinsel ilişkide bulunmak; çiftleşmek.
- egavlamakkelimef.Erme.Yakalamak.
- ekilmekkelimef.(Tohum için) ekmek işi yapılmak.
- eklemekkelimef.Bir şeyi ek katarak bütünlemek veya büyütmek; üstüne katmak; ulamak; ilave etmek.
- ekmekkelimef.Bir tohumu bitki yetiştirmek üzere toprağa gömmek.
- ekşimekkelimef.eT.Ekşi duruma gelmek; ekşilik kazanmak.
- elemekkelimef.eT.Tane veya toz hâlinde bulunan maddeleri, kabasını incesinden ayırmak veya içindeki yabancı maddeleri ayıklamak için elek, kalbur, gözer gibi…
- emmekkelimef.Dil, dudak ve soluk yardımıyla bir sıvıyı ağzına çekmek.
- emzirmekkelimef.Emmesini sağlamak.
- ezmekkelimef.eT.Kazımak; sıyırmak.
- ferlemekkelimef.Kaçmak; sıvışmak.
- fertiklemekkelimef.Gizlice savuşmak; kaçmak.
- fırttırmakkelimef.Aklını yitirmek; delirmek; çıldırmak.
- fıymakkelimef.Kaçmak; sıvışmak.
- fişeklemekkelimef.Kışkırtmak.
- foslamakkelimef.Fos sesi çıkarmak.
- foslatmakkelimef.Fos sesi çıkartmak.
- gazlamakkelimef.Gaz sürmek.
- gebermekkelimef.eT.(Hakaret olarak) yatıp ölmek; şişmek.